appeal

  1. Noun yalvarış, yakarış, rica, israrla isteme.
    His appeal for forgiveness went unanswered: Af için yalvarmaları kâr etmedi.
  2. Noun başvurma, daha yüksek bir makama/mahkemeye müracaat.
    to make an appeal to s,o,'s generosity: Bir
    kimsenin ulûvvü cenabına sığınmak.
    to lodge an appeal with the Supreme Court: Yüksek Mahkemeye başvurmak.
  3. Noun, Law (a) temyiz, temyiz talebi, üstyargı yolu, istinaf.
    Court of appeal: Yargıtay, Temyiz Mahkemesi.

    The right of appeal is an important part of good law: Temyiz hakkı, iyi bir yasanın önemli bir parçasıdır.
    The condemned men have been informed of rejection of their appeal: Mahkûmlara temyiz taleplerinin reddedildiği bildirildi. (b) (Yasama organı veya meclisinde hükümet icraatının yasal olup olmadığı hakkında) soru önergesi, (c) resmen suçlama.
  4. Noun çekicilik, cazibe.
    sex-appeal: cinsî cazibe.
    The game has lost its appeal: Oyun cazibesini kaybetti.
  5. Noun çağırma, celp.
    appeal to arms: silah altına çağırma.
  6. Verb yalvarmak, dilemek, ısrarla istemek.
    to appeal to someone's indulgence: birisinden merhamet dilemek.

    to appeal to someone for help: birisinden yardım istemek.
  7. Verb, Law başvurmak, (daha yüksek makama/mahkemeye) müracaat etmek.
    to appeal to the law: kanuna/yasal yollara
    başvurmak.
    to appeal to the Supreme Court: Yüksek Mahkemeye başvurmak.
  8. Verb, Law (a) temyiz etmek, (b)
    esk. mahkeme önünde suçlamak/itham etmek.
  9. Verb çekmek, cezbetmek, ilgilendirmek, sarmak.
    This does not appeal to me: Bu, beni ilgilendirmiyor/sarmıyor.
  10. Verb hoşa gitmek, hoşlanmak, mülâyim/çekici gelmek.
    She appeals to me: O (kadın) hoşuma gidiyor.
    If
    it appeals to you: (Eğer) hoşlanırsanız …
istinaf etmek Verb, Law
istinaf etmek Verb, Law
istinaf Noun, Law
istinaf mahkemesi Noun, Law
istinaf dilekçesi Noun, Law
halkın gözünden düşmek Verb
istinaf dilekçesi Noun, Law
aile duygusuna hitap etme
temyiz edilen ... Adjective, Law
temyiz edilen ... Adjective, Law
temyiz kararıyla beraat etmek Verb
kabul edilebilir itiraz
temyiz kabul etmez
temyizi kabul etmek Verb
temyizi kabul etmek Verb
temyiz yoluyla beraat etmek Verb
temyizen bozulmak Verb, Law
temyiz nedenleri Noun
temyizdeki dava
müracaat nedeni
temyiz mahkemesi
(US) gezici temyiz mahkemeleri Noun
reklam metninin çekiciliği
reklam metin tni inin çekiciliği
temyiz giderleri Noun
karşı temyiz talebi
temyiz mahkemesi
yargıtay
patent hakları temyiz mahkemesi
ceza davası temyizi
bir davada her iki taraf mahkeme kararını temyiz etmek Verb
bir davada her iki tarafın kararı temyiz etmeleri Noun
mukabil temyiz talebi
temyizi kabul etmemek Verb
birinin temyizini reddetmek Verb
temyizin reddi
seçim arifesinde radyoda konuşma
duygulara hitap etme
ekonomi ya da yarardan çok duygusal istekleri harekete geçirici ürün reklamcılığı
(reklamcılık) aile duygusuna hitap etme
federal temyiz mahkemesi
temyiz etmek Verb
temyize başvurmak Verb
genel beğeni
genel rağbet
temyiz etme hakkı tanımak Verb
temyize müsaade etmek Verb
temyiz sebepleri Noun
temyiz nedeni
(menkul değerler) uzun vadede çekici olmak Verb
genellikle tutulmamak Verb
temyiz edilen bir davaya bakma
(reklamcılık) albeni
gelir vergisi itirazı
temyiz layihası Noun
davadan rücu edilememe
temyiz siz yargılamak Verb
(Br) temyiz mahkemesi hâkimi
son dakika yapılan
halkı birlikte harekete çağırmak Verb
alenen çağrıda bulunmak Verb
ortak hareket çağrısında bulunmak Verb
temyiz müsaadesi Noun
temyiz etme olanağı
sınırlı temyiz olanağı
davayı daha yüksek bir mahkemeye devretmek Verb
davanın temyize gönderilmesi
kitleyi cezbetme
mal çekiciliği
askeri temyiz mahkemesi
hükümsüzlük davası Noun
temyiz yoluyla Adverb, Law
temyizen Adverb, Law
parlamentonun muvafakati
henüz yürürlüğe konmamış
temyize başvurma süresi
temyize başvurma müddeti
temyiz dilekçesi
(Br) temyiz dilekçesi
temyiz dilekçesi
herkesçe sevilme
gözde olma
fiyat uygunluğu
fiyat cazipliği
(vergi) itiraz usulü
radyo ile acil bir haber yayınlamak Verb
radyo ile acil bir haber yaymak Verb
aşırı değer biçilmeye karşı itiraz
temyiz nedeni
temyiz nedenleri Noun
bir başvuruyu geri çevirmek Verb
bir başvuruyu geri çevirmek Verb
bir temyiz dilekçesini reddetmek Verb
temyiz başvurusunun ertelenmesi
temyizin ertelenmesi
temyizen bozma Noun, Law
...'i temyizen bozmak Verb, Law
(US) bir davanın temyiz mahkemesince yeniden incelenmesi
temyiz etme hakkı
temyiz hakkı
(gelir vergisi) ihtiyati haciz hakkı
revaç
satış cazibesi Noun
seçilmiş belirli bir zümreye yönelik reklam
seçilmiş bir zümreye yönelik reklam
cinsî cazibe, çekicilik, sksapel.
züppeleri çekme
hisse senedi alma hevesi
temyiz yolu açık
Nihai Temyiz Mahkemesi
temyiz mahkemesi, yargıtay
vergi itirazı
temyize başvurma müddeti
temyize başvurma süresi
temyiz için öngörülen süre
temyiz talebini geri alma
ısrarlı başvuru
temyiz edilebilir
temyiz talebini geri almak Verb
bir temyiz başvurusunu geri almak Verb
en son çare olarak
cazibesiz
çekici yanı olmama
bir davayı temyiz etmek Verb
pratik kafaların hoşuna gitmek Verb
bir davayı temyiz etmek Verb
bir kararın iptalini istemek Verb
bir mahkeme kararını temyiz etmek Verb
bir mahkeme hükmünün iptalini istemek Verb
takdir edilen vergiye itiraz etme
bir karara itirazda bulunmak Verb
bir mahkeme emrinin iptalini istemek Verb
bir şahsın suçluluğuna hükmetmiş küçük derecedeki bir mahkemenin kararını değiştirmesi için daha yüksek bir mahkemeye başvurma
bir şahsın suçluluğuna hükmetmiş küçük derecedeki bir mahkemenin kararının
masraflara itiraz
alt dereceli bir mahkemenin kararını hafifletmek için temyize başvurma
vergi tahakkuk una itiraz etmek Verb
bir vergi tahakkukuna itiraz etmek Verb
temyiz depozitosu Noun
yüksek yargı makamlarına başvuran şahsın davayı kaybetmesi durumunda masraf ve zararları ödemek üzere sunması gereken tahvil
yüksek yargı makamına başvuran şahsın davayı kaybetmesi durumunda masraf ve
temyiz kurulu
Lordlar Kamarası'na yargılama yetkisi çerçevesi içinde sunulan temyiz dilekçeleriyle ilgili konuları
incelemek için Lordlar Kamarası'nın her oturum iç
temyiz kararı
rücu itiraz yolları Noun
temyiz harcı
iptal için müracaat etme
fesih için daha yüksek mahkemeye müracaat etme
iptal için temyiz etme
iptal için daha yüksek mahkemeye müracaat etme
fesih için temyiz etme
fesih için müracaat etme
para toplamaya çağırmak Verb
yardım isteme
merhamet istemek Verb
ılımlı olmaya çağrı
barış çağrısı
ihale çağrısı
teklif istemek Verb
bir kararı temyize göndermek Verb
kararı temyize göndermek Verb
temyiz duruşması
yazılı olarak başvurmak Verb
temyiz kararı talep etmek Verb
itiraz mektubu
temyiz müddeti
temyiz usulü
temyiz mahkemesi kararı
hakeme başvurmak Verb
tahkime başvurmak Verb
tahkime başvuru
hakeme başvuru
müşterileri çekme
duygu sömürüsü Noun
kuvvete başvurma
silaha sarılma
silaha başvurma
başkana başvurmak Verb
kanuna başvurmak Verb
halka çekici gelme
halkın olumlu bulması
temyiz hâkimi
gelir vergisi itiraz mahkemesi
temyiz yolu kapalıdır
(Br) Patent İstinaf Mahkemesi
(Br) Sosyal Yardım İşleri'ne bakan mahkeme
göze hoş gelme; görsel cazibe