banker

  1. Noun bankacı, banker.
  2. Noun (kumarda) bankocu, banko tutan.
  3. Noun balıkçı gemisi (özellikle morino avında Newfoundland kıyılarında kullanılan).
  4. Noun balıkçı gemisinde çalışan balıkçı.
  5. Noun kabarmış nehir (suyu tekmil yatağını doldurmuş, taşmak üzere olan).
  6. Noun duvarcı veya taşçıların üzerinde çalıştıkları taş/tahta tezgâh.
tediyat bankası Noun
tahsilat bankası Noun
(Br) taşra bankeri
bankacı olarak ticari iş yapmak Verb
kendini banker olarak tanıtmak Verb
bankada parası olmak Verb
(US) özel banka sahibi
uzun vadeli mevduat hesabı açan ve bu parayı taksitli satış yapan tüccarların finansmanında kullanan özel finans kurumu
sanayi bankası Noun
yatırım bankeri
yatırım bankacısı.
akreditif veren banka Noun, Banking
ticaret bankası Noun
konsorsiyum lideri
tediyat bankası Noun
özel bankacı Noun, Banking
bankerin olan
bankere ait
banka onayı, bankaca kabul ve garanti edilmiş çek.
bank acceptance Noun
banka kabul kredisi
bankalar birliği
(Br) bankalar birliği
bankaya yatırılan paralar Noun
banka bakiyeleri Noun
takas yapan bankaların mevduat hesabının bulunduğu İngiltere Merkez Bankası Noun
bank bill Noun
bankaya yatırılan değerlerin ticaretinden uğranan zarar ziyana karşı sigorta kuvertürü
banka defterleri Noun
banka satın alış kuru
simsar ve coberlere açtıkları kısa vadeli ihbarsız kredilere uyguladığı faiz haddi
ticaret bankalarının (iskonto bankalarına , senet kırıcılarına , simsar ve
senet kırıcılarına
ticaret bankalarının iskonto bankalarına
banka kartı
cashier's check
Br banka çeki
banka takas odası Noun
(Br) banka takas odası Noun
banka komisyonu
banka muhabiri
muhabir banka
banka muhabiri
banka mevduatı
bankalar mevduatı (anonim şirket biçimindeki bankaların İngiltere Merkez Bankası'ndaki hesaplarının alacak bakiyesi
banka iskontosu Noun
banker iskontosu Noun
banka iskontosu (bankanın müşterilerinden aldığı poliçe veya bononun nominal değeri ile bankanın müşteri
hesabına geçirdiği miktar arasındaki fark
banka senedi
(Br) banka çeki
bankanın gizliliğe uyma görevi
banka takas hesabı
banka işlevleri Noun
banka fonları Noun
banka istihbaratı
banka rehin hakkı
bankerin genel ipotek hakkı
banknot
kredi istihbaratı
sürekli ödeme emri: eşsürelerle belirli bir paranın sürekli ödenmesi emri. Noun
bankanın ödeme yükümlülüğü
yatırılan para makbuzu
bankaya yatırılan paranın makbuzu
banka referansı
banka kuralları Noun
banka kuralları Noun
banka hisseleri Noun
banka transferi (yurt dışında çalışanların ücretleri , prim ve istihkak ödemeleri , yatırım kazançları
vs ödemeleri gibi genelde şahsi ödemeleri kapsa
banka transferi
(US) birinci sınıf banka akseptansı
birinci sınıf banka akseptansı
(US) birinci derece banka kabulü
banka referansı vermek Verb
  1. money agent
  2. shroff
  3. stockbroker
  4. very rich person
  5. banker
commission broker
country banker
(US) investment banker
banker's discount Noun
to give oneself out as banker Verb

Turkish Dictionary (Kubbealtı Turkish Dictionary)

  1. Bankası olan, ... yöneten kimse