breach

  1. kırık, kır(ıl)ma.
  2. gedik, yarık, çatlak, rahne.
    to make a breach in the enemy's lines: düşman saflarında bir gedik açmak.
  3. (yasa, emir, vait vb.) boz(ul)ma, ihlâl, riayetsizlik.
    breach of contract: sözleşmeyi bozma.
    breach
    of promise: sözünde durmama.
    breach of professional secrecy: meslekî sırları açıklama.
  4. (dostluk ilişkilerini) kesme.
  5. (balina) sıçrama.
  6. (dalgaların kıyıya vurarak) parçalanma(sı)/kırılma(sı).
  7. yara.
  8. yarmak, yarık/gedik/rahne açmak, kırmak.
  9. (yasa, emir vb.) bozmak, ihlâl etmek, (vaadini) tutmamak, sözünden dönmek.
  10. (balina vb.) su yüzüne sıçramak.
genellikle gözardı edilmek Verb
genellikle ihlal edilmek Verb
devam etmekte olan ihlal hareketi
sözleşmenin esasına ilişkin ihlal Contract Law
esaslı ihlal Noun, Law
bir sözleşmenin kısmen bozulması
kısmi ihlal
sözleşmeyi ihlal eden taraf
hapishaneden kaçma
ihlali tespit etmek Verb
imdada yetişmek Verb
yardıma koşmak Verb
açığı kapatmak Verb
yardıma yetişmek Verb
mutlak ihlal
bir sözleşme ihlalini hoş görmek Verb
bir açıklığı genişletmek Verb
bir açığı genişletmek Verb
telif haklarına tecavüz
yeminini bozma
sözünde durmama
ihtiyati haczin ihlali
bir kimsenin taşınmazına kanunsuz olarak tecavüz
fuzuli işgal
şartın ihlali
güveni kötüye kullanma Noun, Law
itimadı kötüye kullanma Noun, Law
itimadı suiistimal Noun, Law
emniyeti suiistimal Noun, Law
sözleşmenin bozulması
sözleşmenin ihlali Noun
sözleşme ihlali Contract Law
sözleşmeyi bozma
mukavelenin ihlali teminatı (mali nitelikli sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden doğan
zararlara karşı verilen bir tür kredi sigortası
Noun
sözleşme hükümlerinin ihlali Noun
cözleşmenin ihlali Noun
sözleşmenin ihlali Noun
sözleşmenin bozulması
anlaşmanın ihlali
disipline aykırı davranış
kanuni veya ahlaki bir görevin yapılmaması
görevi ihmal
görevin yerine getirilmemesi
sadakatsizlik, döneklik, sözünü/vaadini tutmama.
faiz oranı paritesinin bozulması
kanuna aykırı hareket etme
kanunu ihlal etme
kanuna karşı gelme
resmi görevin ihlali
düzeni bozma
kargaşalık, ayaklanma, asayişi ihlâl etme.
polis nizamnamesine karşı gelme
ahır ve başka kapalı yerlerde bulunan hayvan veya eşyanın çıkarılması veya alınması amacıyla açılması
hayvan veya eşyanın saklandığı ağıl
hapishaneden kaçma
hapisaneden kaçma
bir tüzel kişinin ayrıcalıklarını ihlal etmek Verb
dokunulmazlığın ihlali
takdir yetkisinin suiistimali Noun
yasama organının imtiyazlarnı ihlal suçu
mesleki görgü kurallarına karşı gelme
meslek sırlarını açıklama
mesleki mahremiyetin ihlali Noun
evlenme vaadini bozma, sözünden dönme.
asayişin ihlali
sulh ve sükûnu bozma
asayiş ihlali
sükunet ve asayişin ihlali
kurallara karşı gelme
(a)
huk. emniyeti suiistimal, emanete hiyanet, güveni kötüye kullanma, (b) sorumluluğu/görevi kötüye kullanma.
tekeffül borcunun ihlali
herhangi bir sebepten ötürü gerekli yetkisi yoksa
bir acente kendisine yetki veren kişi adına ve onun için üçüncü bir şahısla sözleşme yaptığında
üçüncü şahıs tarafından vekâlete yetkili olmadığı gerekçesiyle aleyhinde dava açılabilir
zımni olarak bunu yapmaya yetkili olduğunu ifade etmektedir
bir sözleşmenin önemi olmayan yükümlülüklerini yerine getirmeme
ayıp davası Noun
taraflardan birinin sözleşme hükümlerini yerine getirmeyeceğini önceden açıkça belirtmesi Contract Law
sözleşmenin ihlali yüzünden tazminat talebi Noun
güveni kötüye kullanma
ihlal ve hasardan uzak
kanuni veya ahlaki bir görevin yerine getirilmemesi
iki kişi arasındaki bozuşmayı düzeltmek Verb
sözleşmeyi bozmaya kışkırtma
sözleşmeyi ihlale teşvik Noun, Law
sözleşmeyi bozma nedeniyle uğranılan kaybı
sözleşmeyi bozma nedeniyle uğranan kayıp
gedik açmak Verb
zevki selimi bozmak Verb
hapisten kaçma
sözleşmeyi bozdurma
sözleşmeyi ihlale teşvik Noun, Law
teminatın ihlâli yüzünden iptal
(US) teminatın ihlali yüzünden iptal
sözleşmenin ihlal edildiğini ileri sürmek Verb
sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi üzerine dava açmak Verb
sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediği için dava etmek Verb
ortaklık sözleşmesini ihlal etme