discount

  1. fiyatı indirmek, tenzilat/iskonto yapmak, tenzil etmek.
  2. iskonto etmek, hesaptan düşmek, masrafları/faizi peşinen tahsil etmek, (sent, bono vb.'ni) düşük fiyata almak/satmak/ kır(dırmak).
  3. önem vermemek, aldırmamak, hesaba katmamak, ihtiyatla telâkki etmek, abartım payını düşmek, çoğuna inanmamak.

    Much of what he says must be discounted; he imagines things.
  4. hesap dışı bırakmak, ihmal etmek, hesaba katmamak.
  5. fiyat indirimi, tenzilat.
    During the sale the dealer allowed a 10% discount on all cash purchases.
  6. tenzil edilen/indirilen miktar.
  7. iskonto, borç alınan paraya peşin ödenen faiz.
  8. (rapor, hikâye vb. de) abartma/mübalâğa/ihtiyat payı, hesaba katılmaması gereken hususlar.
görülmemiş fiyat indirimi
ek iskonto
kademeli indirim
ajans indirimi Noun, Advertising
iskonto yapmak Verb
iskonto yapmak Verb
iskonto yapmak Verb
mezun indirimi Noun, Education-Training
tahvilin ömrü içinde dengelemek için şirketin kâr ve zarar hesabına işlenen nakit olmayan masraflar
kırdırılarak satılan tahvillerden elde edilen para ile vadelerinde ödenecek başabaş değeri arasındaki farkı
(US) önceden ödeme indirimi
önceden ödeme indirimi
banka iskontosuna karşılık kullanılır
hesap iskontosu Noun
hesap iskontosu Noun
banka iskontosu: bankanın borç verdiği paradan peşin olarak aldığı faiz.
iskonto bankası Noun
banka iskontosu Noun
senet iskontosu Noun
iskontolu tahviller
tahvilin itibari değeriyle satış değeri arasındaki fark
tahvil iskontosu Noun
kefalet acyosu Noun
fiyat indiriminin ısmarlanan sandık miktarına göre değişiklik gösterdiği indirim
fiyat indiriminin sandık miktarına göre değişiklik gösterdiği indirim
peşin ödeme iskontosu/tenzilatı. Noun
liste fiyatı iskontosu Noun
kademeli iskonto
ticari iskonto
ticari iskonto (toptancı ve perakendeci gibi aracılara tanınan iskonto
bileşik faiz uygulanarak belirli bir süre sonunda belirli bir tutara ulaşan bir rakamın bugünkü değere indirgenmesi
bileşik faiz iskontosu Noun
gizli indirim
gizli iskonto
borç iskontosu (bankadan alınan para ile borçlanılan ve faiz ilavesiyle olu
bankadan alınan para ile borçlanılan ve faiz ilavesiyle oluşan miktar arasındaki fark
borç iskontosu Noun
iskontoyu mahsup etmek Verb
iskonto yu mahsup etmek Verb
(kitapçılık) ek depo indirimi
memur için uygulanan iskonto
işçi için uygulana iskonto
işçi için uygulanan indirim
işçi için uygulanan iskonto
memur için uygulanan iskonto
memur için uygulanan indirim
ilave indirim
özel indirim
grup sigortası prim iskontosu Noun
çokluk iskontosu Noun
ticari indirim
tüccar indirimi
işlevsel indirim Noun, Competition Law
ucuz reklam tarifesi
grup indirimi
grup tenzilatı
bir yıl süreyle radyo ya da televizyona reklam veren reklamcıya uygulanan iskonto
yatay iskonto
özendirici indirim
iç iskonto
iskonto düşülmüş
iskonto kaybı
sadakat indirimi Noun, Competition Law
(Br) özel iskonto
(Br .) özel iskonto
toplam üzerinden indirim
bir maldan büyük miktarda alındığında yapılan iskonto
hasarsızlık indirimi
daha önce hiç tazminat talebinde bulunmayan sürücüye yapılan prim indirimi
pazarlık yoktur
maktu fiyat
hasarsızlık indirimi Noun
senetleri iskonto ettirmek Verb
banka iskonto haddi
(US) devamlı müşteri indirimi
kırdırmak üzere sunmak Verb
alış iskontosu Noun
alış iskontosu Noun
mübayaa iskontosu Noun
miktar iskontosu (büyük siparişlere uygulanan iskonto
miktara bağlı indirim
miktar iskontosu Noun
miktar indirimi Noun, Competition Law
perakende indirimi
perakende iskontosu Noun
gidiş-dönüş indirimi
satış indirimi
satış iskontosu Noun
peşin ödeme tenzilatı
tam iskontodan daha az
kardeş indirimi Noun, Education-Training
tek ürün indirimi Noun, Competition Law
belirli bir oran üstünde ilan verenlere gazete veya dergi idaresince yapılan indirim
özel iskonto
özel indirim
hisse acyosu Noun
iskonto talep etmek Verb
kırmak Verb
peşin iskontosu Noun
toptancı indirimi.
iskontodan çok
(istikraz) açık dizaçyo
belli bir dönem için faizi ifade eden tutar
henüz hak edilmediği halde elde edilmiş iskonto
hacim iskontosu Noun
hacim indirimi Noun, Advertising
toptan satış indirimi
bir senedi kırmak Verb
iskonto hesabı
satış iskontosu Noun
iskonto giderleri Noun
iskonto işleriyle uğraşan banka
iskonto bazı
iskonto senedi
iskonto edilmiş tahvil
kambiyo tellalı
iskonto komisyoncusu
iskonto işi
iskonto harcı
iskonto giderleri Noun
iskonto için alınan acyo
iskonto harcı
indirim kodu
iskonto kredisi (senedin ödenmesi durumunda sorumlu olması kaydıyla , bankanın senet iskontosu yolu ile
müşterisine senet bedelinin belli bir oranı ka
iskonto kredisi
iskonto günleri Noun
iskonto günleri (bankanın senet kırdığı hafta günleri Noun
iskonto indirimi
iskonto bölümü
(US) iskonto masrafları Noun
iskonto masrafları Noun
peşin iskonto
peşin iskonto
peşin iskontosu Noun
yapılan iskonto
iskonto portfolyosu Noun
(US) iskonto portfolyosu Noun
iskonto müessesesi
iskonto evi (Londra sermaye piyasasında senet iskontosu ve başka menkul değerlerin alım satımıyla uğraşan finansal kuruluş
(Br .) iskonto kurumu
iskonto ile para veren kuruluş
iskonto şirketi
iskonto defteri
iskonto limiti
iskonto limiti (iskonto edilecek senetlere merkez bankasınca konulan sınır
tasfiye indirimi
(Br .) iskonto piyasası (iskonto edilen senetlerin alınıp satıldığı piyasa
iskonto piyasası
(Br) para piyasasının
banka ve kredi veren diğer kuruluşlardan kısa vadeli ve vadesiz borç alan ve bu parayla hazine ve diğer
kuruluşlara ait poliçe ve senetleri kıran
az sayıda ticari kredi firması ve senet simsarından oluşan kısmı
ucuzluk marketi Noun
haberlerde iskonto yapmak Verb
iskonto alacağı
iskonto dekontu
iskonto gişesi
indirim yapan dükkân
iskonto taahhütleri Noun
indirim yapılan süre
iskonto politikası (iskonto oranlarında değişiklik yapılarak faiz oranları ve kredi hacminin düzenlenmesi
ve ekonomiye yön verilmesi
iskonto politikası Noun
iskonto yöntemleri Noun
indirimli
indirimli fiyat
iskontolu fiyat
iskonto vaadi
disacyo kote etme
iskonto haddi. Noun
iskonto oranı Noun, Economics
alınan ödemeler ve faiz gibi bütün muamelelerin kaydedildiği giriş kaydı defteri
bir bankanın verilen krediler
iskonto talebi
indirimli satışlar
US iskonto kurumu
ucuzluk mağazası, ucuz/tenzilatlı mal satan mağaza/dükkân.
iskonto tutarı
iskonto oranları tablosu Noun
iskonto şartları Noun
indirim kuponu
iskonto ticareti
iskonto ticareti
iskonto muameleleri Noun
iskonto cirosu Noun
çok faiz ödeyen sabit faiz oranlı menkul kıymet
tercihli iskonto haddi
özel iskonto kuru
riske ayarlı iskonto oranı
riske ayarlı iskonto oranı