framework

  1. Noun çatı, kafes, bina/gemi vb. iskeleti.
    In modern times most ships have a metal framework; formerly they were made of wood.
  2. Noun çerçeve.
  3. Noun temel yapı/kuruluş, bünye, sistem.
    the framework of society. the framework of modern government.
  4. Noun (bkz: frame of reference ).
  5. Noun (tezgâh, gergef vb. ile dokunan) kumaş, elişi.
muhasebe çerçevesi
hesap çerçevesi
kavramsal çerçeve Noun
anayasal sistem
bu çerçevede Adverb
kanuni çerçeve
kanun çerçevesi
hukuki çerçeve Noun, Law
müzakere çerçeve belgesi European Union
açık ortam çerçevesi Information Technology
nitelik belirleme çerçevesi (Kaynak: CEDEFOP) Noun, Education-Training
hukuki çerçeve
toplumsal çerçeve
kuramsal çerçeve Noun
teorik çerçeve Noun
çerçeve anlaşması
kafesli uçak gövdesi Noun
çerçeve karar Noun
toplumun çatısı
bir anayasanın çerçevesi içine girmek Verb
... kapsamı dışında Adverb
görev çerçevesinde
İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi
Topluluk Destek Çerçevesi
Konsey Çerçeve Kararı
Ömür Boyu Ögrenmeye Yönelik Avrupa Nitelik Belirleme Çerçevesi Noun, Education-Training
taslak
kafes
Altıncı Araştırma ve Teknoloji Geliştirme Çerçeve Programı
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Noun, International Law