goose

  1. Noun, Zoology kaz
  2. Noun kaz
    (Antidae anserinae, A. Branta).
  3. Noun dişi kaz.
  4. Noun kaz eti.
  5. Noun aptal, kaz kafalı, ahmak kimse.
    such a goose! aptalın/budalanın biri!
    Don't be such a goose!
    Budala olma! Aptallığı bırak!
    Silly little goose! Kaz kafalı! Aptal!
  6. Noun (eğri tutamaklı) terzi ütüsü.
  7. Transitive Verb (birisinin kıçına parmak atmak, kıçını dürtmek.
  8. Transitive Verb (kısa süre) hızla gaza basmak, (otomobili vb.) ânî hızlandırmak.
cook (6).
(birinin) işini bozmak/berbat etmek, yuvasını yapmak, haklamak, canına okumak, mahvına sebep olmak.
His
goose is cooked: İşi bitti, hapı yuttu/mahvoldu.
She cooked John's goose by reporting what she knew to the police: John hakkında bildiklerini polise bildirerek onun mahvına sebep oldu.
yabankazı
(Branta leucopsis): K. Avrupa ve Grönlandda yaşar.
korkak olmak Verb
mavi kaz
(Chen caerulescens): K. Amerikada yaşayan mavimtrak gri renkli yaban kazı. Noun
brant Noun
Kanada kazı
(Branta canadensis): K. Amerikada yaşayan yabani kaz.
birinin planlarının gerçekleştirilmesini engellemek Verb
birini öldürmek Verb
yağ satarım, bal satarım Noun
Alaska kazı
(Philacte canagica).
altın yumurtlayan kaz. Noun
yaban kazı
(Anser anser): kazların en büyüğü, uzunluğu 80 cm. Tüyleri beyaz, kahve ve külrengi
karışıktır. Avrupa ve Asyada yaşar.
Noun
boz kaz, yaban kazı
(Anser anser, A. cinereus).
İngilterede 1760'da yayınlanan derleme çocuk şiirleri kitabı müellifinin takma adı. Noun
(a) Muscovy duck, (b) misk ördeği
(Biziura lobata): Avustralyada yaşar. Kuluçka zamanında misk gibi kokar.
kızıl kaz
(Branta ruficollis).
kar kazı
(Anser caerulescens). Arktik bölgesinde yaşayan beyaz tüylü kaz. Güneye hicret ederse tüyleri gri-mavi renk alır. Noun
sümsük kuşu. Noun
beyaz alınlı kaz.
barnacle
gooseflesh Noun
sıfır (oyun/yarışma sonucunu ifade için kullanılır). Noun
ürpermiş/tüyleri diken diken olmuş deri.
goose bumps, goose pimples, goose skin ile ayni anlama gelir. Noun
tüylerin ürpermesi
tüylerin diken diken olması
gooseflesh Noun
kaz adımı (yürüyüş
altın yumurtlayan kazı öldürmek Verb
Altın yumurtlayan kazı kesmek. (İşini kendi eliyle bozmak).
ele geçmez bir şeyin peşinden koşmak Verb
(US) durum umut verici görünmekte
Birinin işine yarayan ötekine de yarar.
boşuna zahmet, beyhude gayret, muhal iş.
to go on a wild goose chase: akıntıya kürek çekmek, olmayacak
bir iş peşinde koşmak.
boş/nafile/sonu gelmez iş, boşuna emek.
be sent on a wild goose chase: boş/nafile işe gönderilmek.
ele geçmez bir şeyin peşinden koşma
Altın Yumurtlayan Kaz Proper Name, Language-Literature