meaning ful

  1. anlamlı
anlamlı, manâlı, mânidar, anlam/manâ dolu.
She gave her husband a meaningful look: Kocasına manâlı bir bakışla baktı. Adjective
önemli, değerli, ehemmiyetli, ciddî, tatminkâr, yararlı, faydalı.
Every person deserve a meaningful
job: Yararlı bir iş tutmak herkesin hakkıdır.
Adjective
birine anlamlı anlamlı bakmak Verb