scheme

  1. Noun taslak, plân, proje, tasarı.
    to lay a scheme to do something: bir şey yapmayı tasarlamak.
  2. Noun gizli plân, entrika, düzen, desise, dolap.
    To thwart someone's schemes: Bir kimsenin gizli plânlarını akamete uğratmak.
  3. Noun gerçekleşmesi olanaksız tasavvur.
  4. Noun harita, kroki, diyagram.
  5. Noun astrolojik gök haritası.
  6. Verb tasarlamak, plânlamak, plân/proje yapmak, tertiplemek, düzenlemek, tasarlayıp kurmak.
  7. Verb dolap/entrika çevirmek, gizli plân kurmak.
bir tasarıyı kaydı ihtirazi ile onaylamak Verb
ek emeklilik planı
dağıtma planı
tahsisat planı
çıraklık sistemi
iaşe sistemi
temel ikmal
bir emeklilik sistemine bağlı olmak Verb
ikramiye planı
teşvik primi sistemi
dalavere
(Br) dolandırıcılık girişimi
renk uyumu
renk düzeni
tazminat programı
tamamlayıcı sosyal güvenlik sistemi
plan kurmak Verb
zorunlu tasarruf planı
uzlaşma tasarısı
önceden tasarlanmış bir komplo
inşaat projesi
sözleşmeyle düzenlenen emeklilik planı
işverenden sendika aidatı kesilmesi
prim katkılı sigorta planı
çalışanın ve işverenin finansmanına birlikte katkıda bulundukları sosyal güvenlik planı
mübadele planı
kurumlar vergisi sistemi
bir plana karşı çıkmak Verb
kalkınma programı
bir plan tasarlamak Verb
bir plan yapmak Verb
bir tasarı hazırlamak Verb
erken emeklilik planı
emeklilik planı dışında kalan işçiler
emeklilik planı dışında kalan işçiler
emeklilik planı dışında kalan işçiler
(Br) hayat halinde sigorta planı
euro-çek sistemi
büyüme planı
(Br) çocuk yardımı planı
bir planı onaylamak Verb
bir planın olanaklarını yoklamak Verb
burs planı
bir projeyi finanse etmek Verb
finansman planı
finansman sistemi
esnek çalışma saatleri programı
esnek çalışma programı
gelişen sportoto işi
ihracat dövizini kullanma hakkı
bir planın genel çizgileri Noun
memleket dışında çalışanları memleketlerine geri gönderme planı
(Br) artan oranlı (müterakki) emeklilik planı
meslek emeklilik planı
bir planın büyük avantajı
yardım hizmeti
konut kredisi planı
konut planı
uygulanması olanaksız tasarı
tadil tasarısı
sanayi kaza tazminat planı
müdahale planı
bir tasarıya para yatırmak Verb
sulama planı
(Br) sulama projesi
(Br) erken emekliye ayrılmak isteyenler için ikramiye planı
bir planı çökertmeye çalışmak Verb
yerleşme programı
bir planın ana çizgileri Noun
kâr hisseli yönetici
tıbbi yardım planı
sağlık planı
mal satın alma planı
mal sürüm planı
meslek emeklilik planı
(Br) mesleki emeklilik planı
bir plana karşı çıkmak Verb
bir planın uygulama güçlüklerini halletmek Verb
ücretli izin
emeklilik planı
bir proje tasarlamak Verb
proje planlama
Ponzi planı dolandırıcılık kapsamına girer
sonraki yatırımcıların yatırım sermayesini kullanarak başka yatırımcılara ödeme yapılması planı
saadet zinciri Noun
ilk tasarı
fiyat sözleşmesi
(Br) menkul eşya için savaş hasarı tazminatı
üretim planı
bir planı desteklemek Verb
bir planı teşvik etmek Verb
bir planın peşinde olma
projeyi desteklemek Verb
bir projeyi desteklemek Verb
bir planı desteklemek Verb
spekülasyon kazancını hemen yeni yatırımda kullanma
bir tasarıya geçerli itirazlarda bulunmak Verb
tayına bağlama planı
bir tasarıyı gerçekleştirmek Verb
bir planı gerçekleştirmek Verb
bir tasarıyı gerçekleştirme
indirim sistemi Noun, Competition Law
uyak düzeni, kafiye şekli.
bir projeyi uygulamak Verb
örnekleme programı
sigorta anlaşması yoluyla tasarrufta bulunmak Verb
sigorta anlaşması yoluyla tasarrufta bulunmak Verb
tasarruf sistemi
işyerinin kendisinin düzenlediği emeklilik planı
işyerinin düzenlediği emeklilik planı
(US) personel tensikatı planı
(Br) işçinin kazanca iştirak sistemi
devlet emeklilik planı
yaşlılar için devlet yardım programı
(Br) işten çıkarılan işçiyi barındırma projesi
projeyi hızlandırmak Verb
bir projeyi hızlandırmak Verb
sübvansiyonlu hastalık sigortası planı
emeklilik planı
tarife şeması
vergi cetveli
bir planı sınamak Verb
bir plan tasarlamak Verb
üst düzey yöneticiler için ikramiye sistemi
eğitim planı
bir planın yapılabilirliği üzerinde durmak Verb
işsizlik programı
(Br) işsizlik yardımı programı
emeklilik maaşlarının cari gelirden ödenmesi ile ilgili program
kent planlaması
ütopik plan
hayali plan
fiyat destekleme politikası Noun
gerçekleştirilebilecek proje
yavanlaştırılan proje
iyi hazırlanmış plan
düşüncesizce yapılmış plan
başarı ihtimali az
epey spekülatif bir iş girişimi
çalışma planı
bir mevkii kurnazlıkla elde etmek için plan yapmak Verb
sigorta programı
hükümeti devirmek için planlar yapmak Verb
sömestr programı
piyango çekiliş programı
konkordato planı
(Br) kondordato planı (borçlunun iflas etmemek için borçlarının bir kısmını karşılayan ödeme planını gösteren tescilli belge
borçlunun iflas etmemek için bazı borçlarını karşılayan ödeme planını yansıtan tescil ettirilmiş belge
konkordato planı
kurumlar vergisi sistemi
terhis programı
yerleşme projesi
eğitim planı
gider programı
(Br) miras paylaştırma planı
miras paylaştırma planı
üretim programı
sansür şeması
çalışma planı
kuramsal teklif
proje planlama
gelişim planı alanı
kâğıt üzerinde iyi bir plan gibi gözükmek Verb
kâğıt üzerinde iyi bir plan gibi gözükmek Verb
para kazanmak için bir tasarı yapmak Verb
bir planı baştan aşağı karıştırmak Verb
emeklilik planı düzenlemesi
emeklilik planı düzenlemeleri Noun
eşyanın/olayların düzeni.
projeden vazgeçmek Verb
bir plandan tamamıyla vazgeçmek Verb
bir projeden vazgeçmek Verb
Vasiyetnamelerin Tescili Konusunda Bir Usul Kurulmasına İlişkin Sözleşme Noun, International Law