seal

  1. Noun, Animal Species fok
  2. Noun mühür, damga.
    Great seal: resmî devlet mühürü.
    The king applied the seal to the document.

    keeper of the seal: mühürdar.
    lift the seals: mühürleri açmak.
    Privy seal : mührü has.
    seal ring: mühür yüzüğü.
    under seal: mühürlü, mühürlenmiş.
    under the seal of secrecy: gizli tutulmak şartıyla.
  3. Noun mühürlü mum veya kurşun parçası.
  4. Noun yardım rozeti.
    a Christmas seal.
  5. Noun güvence, teminat.
    His handshake was the only seal we needed to begin work.
  6. Noun lâvabo borularının deveboynu kısmında pis gazların gelmesini önleyen su.
  7. Noun lehim, mum, sızdırmaz tıkaç.
  8. Transitive Verb mühürlemek, damgalamak, mühür/damga basmak.
  9. Transitive Verb onaylamak, tasdik etmek.
  10. Transitive Verb teyit etmek, teminat vermek.
    They sealed the bargain with a handshake.
  11. Transitive Verb sımsıkı kapamak.
    seal someone's lips: susturmak, söylemesine engel olmak.
    They tried to seal
    his lips.
    My lips are sealed: (bir sırrı) Kat'iyen/kimseye söylemem, açıklamam.
  12. Transitive Verb kesin/dönülmez karar vermek, kesinlikle tayin etmek.
    to seal someone's fate: yazgısını/mukadderatını
    önceden tayin etmek.
    His fate is sealed: Geleceği/kaderi belirmiştir.
  13. Transitive Verb (Mormon kilisesinde) resmen nikâh kıymak.
  14. Transitive Verb kapamak, tıkamak, yarıklarını doldurmak, su/hava geçirmez hale getirmek.
  15. Transitive Verb fok/ayıbalığı avlamak.
  16. Noun, Zoology ayıbalığı, fok
    (Pinnipedia). (ilgili sıfat:
    phocine).
  17. Noun fok derisi/kürkü.
mührünü basmak Verb
bir belgeye mührünü basmak Verb
bir belgeye mührünü basmak Verb
birinin sonunu hazırlamak Verb
birinin kaderini belirlemek Verb
mührünü basmak.
onaylamak Verb
izin vermek Verb
mühür basmak Verb
mühürlemek Verb
gümrük mührünü kapamak Verb
mühürlemek Verb
damgalamak Verb
mühür basma
mühürlenmek Verb
mühürlenmek Verb
mühürü açmak Verb
mühür fekki
resmî mühür, devletin resmî mühürü. Noun
bozulan mühür
(Br) şirket mührü
şirket kaşesi
(Br) US şirket mührü
(Br) US şirket kaşesi
(Br) bir şirkete ait mühür
kaşe
şirket mührü
şirkek mührü
konsolosluk mührü
(Br) US şirket kaşesi
şirket mührü
şirket kaşesi
(US) şirket mührü
(Br) US şirket mührü
sahte damga
gümrük mührü
gümrük mührü
yuvak mühür: (eski Mezopotamyada) yumuşak kil üzerine yazı basmakta kullanılan taş silindir mühür.
hair seal (1). Noun
devayıbalığı
(Mirounga angustirostris): eskiden Kaliforniya kıyılarında yaşamış ve şimdi hemen
hemen soyu tükenmiş iri bir cins ayıbalığı.
Noun
eskiden Güney Yarımküresinde bol bol bulunan bir ayıbalığı türü
(Mirounda leonina). Noun
deniz fili (Kaynak: Evrim Çalışkanları) Noun, Biology
kürklü fok
(Callorhinus alascanus): kürkü makbul bir tür fok/ayıbalığı. Noun
gaz salmastrası
noter huzurunda hibe
imzam ve mührüm altında
gaz kelebeği
yağ contası Noun
devlet mührü
resmî mühür, (eski) mührü hümayun. Noun
(a) İngilterede Büyük Britanya mührünü taşıyan mühürdar, (b) mühürdarlık makamı. Noun
noter garantisi
kulaksız ayıbalığı
(Phocidae). Noun
bu hayvanın kürkü. Noun
benekli fok/ayıbalığı
(Phoca vitulina): K. Amerika ve Avrupa kıyılarında bulunan küçük, benekli bir tür ayıbalığı. Noun
bladdernose.
fok taklidi kürk. Noun
basılmış mühür
bir damganın basılışı
imzam ve mührüm buna tanıktır
bozulmamış mühür
bir mahkemenin mührü
mahkemenin mührü
(Br) Mühürdar (hükümetin resmi mührünü saklayan kişi
kurşun
kurşunlamak Verb
gümrük mührü
Has Mühürdar, Ferman Mühürü Emini.
el mührü
noterlik mührü
noter mührü
noter mührü
mühür
kaşe
damga
fok yavrusu derisi. Noun
mühürlemek Verb
küçük ferman mühürü, ikinci derecede önemli belgelere basılan kral mühürü. Noun
noter huzurunda söz verme
resmi mühür
mühürlemek Verb
gümrük mührünü açmak Verb
kauçuk conta
mühürlemek Verb
çember tokası Noun
mührünü açmak Verb
resmen söz verme
şirket mührü tahtında hisse devri
şirket mührü altında hisse deviri
bozulmamış mühür
imzası ve mührü tahtında
imzam ve mührüm altında
mühürlü
hermetik conta
imzam ve mührüm buna tanıktır
bir ticari işi başarıyla sonuçlandırmak Verb
bir çatlağı kapatmak Verb
bir çatlağı doldurmak Verb
bir senede mühür basmak Verb
bir senede mührü basmak Verb
bir deliği kapatmak Verb
bir boşluğu doldurmak Verb
bir deliği doldurmak Verb
bir aralığı kapatmak Verb
bir mektubu kapatmak Verb
bir aralığı kapatmak Verb
bir deliği doldurmak Verb
bir deliği kapatmak Verb
bir boşluğu doldurmak Verb
kızıl kahverengi. Noun
içeriye kapatmak/kapanmak, dışarı sızdırmamak.
Boats sealed in as early as November by ice on the
river. Our new plastic container will seal in freshness and seal out other smells.
birşeyi içeri hapsetmek Verb
birşeyin dışarı çıkmasını engellemek Verb
şirket mührü
onay damgası Noun
şişenin mührü
şirket mührü
kapatmak, içeri veya dışarı kimseyi bırakmamak.
Police sealed the area off where the murderer was
known to be hidind. He sealed off the glass by melting the ends together.
bir yolu geçişe kapatmak Verb
bir bölgeyi kordon altına almak Verb
bir yeri mühürlemek Verb
bir yere giriş çıkışı yasaklamak Verb
bir yere girişi yasaklamak Verb
benekli Siyam kedisi.
şövalye yüzüğü
mühürlü yüzük
istikbalini belli etmek Verb
mühürlü
ağırlık ve uzunluk ölçülerine damga basmak Verb
ölçüleri ve ağırlıkları damgalamak Verb
ağırlıkları ve ölçüleri damgalamak Verb
mühürlemek Verb
lehimlemek Verb
bir belgeye mühür basmak Verb
bir mukaveleye mühür basmak Verb
bir mukaveleye kaşe basmak Verb
kurşunlanmak Verb
bir mektubu hakkı olmadan açmak Verb
bir mektubun mührünü açmak Verb
mektup bu bu hakkı olmadan açmak Verb
bir şey üzerine damga basmak Verb
mühürlemek Verb
muma mühür basmak Verb
bir mührün balmumundaki izi
bir belgeye mühür basmak Verb
bir meseleyi kökünden halletmek, kesinlikle sona erdirmek.
bir mektubun mührünü açmak Verb
gizlilik mührü tahtında
gizlilik mührü altında