supreme

  1. Adjective yüce, ulu, en yüksek.
    supreme Being: Allah, Tanrı, Hak Taâlâ.
  2. Adjective hâkim, en büyük yetkiyi haiz.
    a supreme ruler.
  3. Adjective üstün, en yüksek derecede/mertebede, en mükemmel, en son.
Yüksek Askerî Şûra.
Yüksek İdare Mahkemesi Noun, Law
en yüksek otorite
Tanrı
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Noun, Law
başkumandanlık
yüksek komutanlık
Başkumandan.
yüksek konsey
yüksek şura
yüksek hakimler kurulu
yargıtay, temyiz mahkemesi.
Nihai Temyiz Mahkemesi
temyiz mahkemesi, yargıtay
nihai temyiz mahkemesi
Yargıtay, Temyiz Mahkemesi.
yüksek mahkeme
Yargıtay, Temyiz Mahkemesi.
yüksek adalet divanı
ABD temyiz mahkemesi
en büyük iyilik, en yüce hayır.
başkomutanlık
yüksek askeri şura
ölüm cezası
yüksek planlama kurulu
devlet otoritesi
yüksek iktidar
özveri, kendini feda etme.
make the supreme sacrifice: canını feda etmek. 10
supreme Soviet:
Yüksek Sovyet, Sovyet Rusya yasama meclisi.
en büyük sınav/deneme.
(US) Temyiz Mahkemesi kararı
temyiz mahkemesine başvurmak Verb
canını feda etmek Verb
birinci kalite
(US) eyalet temyiz mahkemesi
Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Noun, Organizations
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Noun
askeri temyiz mahkemesi