torture

  1. işkence, eza, cefa, eziyet, azap, elem.
    to put someone to the torture: birini söyletmek için işkence etmek.
  2. işkence etme(k), eziyet etme(k), azap verme(k).
  3. biçimini bozma(k), anlamını değiştirme(k), tahrif etmek, ters anlam verme(k).
işkence yasağı Noun, Rights-Freedoms
ağırlaşmış işkence Noun, Law
cehennem azabı
manevi işkence
birini işkenceye tabi tutmak Verb
işkence etmek Verb
birini işkenceye tabi tutmak Verb
işkence suçlaması
iskence suçlaması
gözaltında işkence Noun, Rights-Freedoms
bir şeyi itiraf etmesi için birine işkence yapmak Verb
işkence ve kötü muamele yasağı Noun, Rights-Freedoms
birleşmiş milletler işkence ve başka zalimce , insanlık dışı ya da onur kır
İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı Veya Onur Kırıcı Muamele Veya Cezaya Karşı Sözleşme Noun, International Law
İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ve Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme Proper Name, Law
İşkencenin ve Gayri İnsani Ya Da Küçültücü Ceza Veya Muamelenin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi Noun, International Law
İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi Proper Name, Law