vulnerable

  1. Adjective kolayca yaralanabilir, incinebilir, zedelenebilir.
    Elderly people, living alone, are especially vulnerable.
  2. Adjective (eleştirmeye, tehlikeye vb.) açık, maruz.
    Lack of employment outside the home make women more vulnerable to depression.
  3. Adjective savuncasız, savunmasız, saldırıya/hücuma maruz, tehlikede.
    a particularly vulnerable outpost.
  4. Adjective üçlü oyunun birini kazanan.
birinin en zayıf yanı olmak Verb
zayıf nokta
leke sürülebilecek şöhret
saldırıya açık
eleştiriye açık
enflasyona açık
ekonomik krize maruz
sabotaja açık
ihanete açık olmak Verb
birinin zayıf yanını bulmak Verb