İngilizce - Türkçe
  1. ve. apples and oranges: elmalar ve portakallar.
  2. ile. My father and mother are out: Babamla annem dışarı çıktılar.
  3. … de, hem … hem de … . She sang and danced: Hem şarkı söyledi, hem de dansetti. Summer and
    winter he takes a walk: Yazın da, kışın da yürüyüş yapar. (Yaz kış yürüyüş yapar). He can read and write: Hem okur, hem de yazar. He spekas English, and that very well: İngilizce konuşur, hem de pek güzel konuşur.
  4. sonra. He read for an hour and went to bed: Bir saat okudu, sonra yattı.
  5. biteviye, durmadan, fasılasız, tekrar tekrar. He coughed and coughed: Durmadan/biteviye öksürdü.
    He walked miles and miles: Kilometrelerce yürüdü.
  6. sonunda. He told her, and she wept: O söyledi, (sonunda) o da ağladı.
  7. maksadıyla. Try and come tomorrow: Yarın gelmeye gayret et.
  8. daha. Six and two makes eight: Altı iki daha sekiz eder.
  9. bazen zıt şeyleri bir arada söylemek için kullanılır: There are dogs and dogs, some are mean, some
    friendly: Köpek var, köpek var; kimisi vahşi, kimisi insancıldır.
  10. gittikçe. better and better: gittikçe daha iyi. smaller and smaller : gittikçe daha küçük,
    küçülerek, azalarak. worse and worse: gittikçe daha fena, fenalaşarak. kötüleşerek.
  11. yoksa, aksi halde. Stir and you are a dead man: Kıpırdama, aksi halde vururum.
  12. … halinde, … olarak. two and two: ikili olarak, ikişer ikişer. to walk two and two: ikişer ikişer yürümek.
  13. şayet, eğer. and you please: isterseniz, arzu edersniz, lütfen.
  14. ands: ilâve (şartlar/koşullar vb.). no ifs, ands, or buts: hiçbir ilâve, değişiklik, tevil falan yok!
İlgili Terimler
İngilizce - İngilizce
  1. conjunction. Together with or along with; in addition to; as well as. Used to connect words, phrases, or clauses that have the same grammatical function in a construction.
  2. conjunction. Added to; plus: Two and two makes four.
  3. conjunction. Used to indicate result: Give the boy a chance, and he might surprise you.
  4. conjunction. Informal To. Used between finite verbs, such as go, come, try, write, or see: try and find it; come and see. See Usage Note at try.
  5. conjunction. Archaic If: and it pleases you.
  6. idiom. forth And other unspecified things of the same class: bought groceries, went to the bank, picked up the dry cleaning, and so forth.
  7. idiom. forth Further in the same manner.
  8. idiom. and then some Informal With considerably more in addition: This project will take all our skill and then some.
Türkçe - İngilizce
  1. vow
Türkçe - İngilizce İlgili Terimler