1. Sıfat farklı, birbirine benzemez.
    She's very unlike her mother: Annesine hiç benzemez.
    They're completely
    unlike (each other): Birbirinden tamamile farklıdırlar.
    The two problems are quite unlike.
  2. Sıfat eşit olmayan.
  3. Edat -den farklı.
    act unlike others: başkalarından farklı davranmak.
  4. Edat âdeti değil, genellikle … değil, … yakışmaz.
    It is unlike her to be cross: Genellikle huysuz değildir
    (Huysuzluk ona yakışmıyor).
    It's unlike him to be late: he's usually on time: Geç kalmak âdeti değildi, genellikle vaktinde gelirdi (Nasılsa bugün geç kaldı).
    That was most unlike him: O hiç de böyle değildi/yapmazdı.
  1. Özel Isim Beğenmekten vazgeç. A Facebook term for removing the “like” a friend’s post or disconnecting from a Page
    by clicking the "unlike" button.
  2. Fiil beğenmekten vazgeçmek. Action taken by a Microsoft Dynamics CRM user on a post to undo their Like on that post.
  3. Özel Isim Beğenmekten Vazgeç. The button in Yammer that allows users to undo the application of the "Like" button for a post.