1. Sıfat (elde) mevcut, hazır, (emre) âmâde, var.
    He is available to take this job: Bu işi kabule hazırdır.

    He used whatever excuse seemed available: Akla gelen her mazereti ileri sürdü.
    to try every available means: her çareye başvurmak.
    available funds: mevcut ödenek/tahsisat.
    I'm sorry Sir, those shoes are not available in your size: Özür dilerim, efendim, bu ayakkabılardan sizin ayağınıza göre yoktur.
    The doctor is not now available: Doktor şu anda burada değil.
    available light
    foto. tabiî ışık, gündüz ışığı.
  2. Sıfat elde edilebilir, sağlanabilir, temin edilebilir, (piyasada vb.) mevcut/bulunan.
    available resources:
    mevcut kaynaklar.
    capital that can be made available: sağlanabilecek sermaye.
  3. Sıfat (bilet vb.) geçerli, muteber.
  4. Sıfat kulanılabilir, kullanışlı, yararlı, faydalı, kâr/fayda sağlayabilir.
zaman müsaade ettiği nispette
müsait olmak Fiil
mevcut en iyi zaman (radyo ya da televizyon istasyonunda reklam verenin açısından en iyi zaman
işe başlayabilme tarihi
işe başlanılabilecek tarih
işe başlıyabilme tarihi
el altında parası olmamak Fiil
iş arayanlar
iş arayanlar (ilanı
münhal yerler İsim
birşeyi hazır bulundurmak Fiil
mevcut kitaplar listesi
bir fonu emre amade kılmak Fiil
fonu emre amade kılmak Fiil
bulundurmak Fiil
krediyi emre amade kılmak Fiil
gerekli parayı tedarik etmek Fiil
artık yok
emre amade kılmak Fiil
boş yerler İsim
artık geçersiz bileti
artık geçersiz bilet
müsait olduğunuzda Zarf
uygun bir zamanınızda Zarf
size uygun bir zamanda Zarf
müsait bir vaktinizde Zarf
disponibl
nakit likit
kullanılabilecek serbest değerler İsim
aktifin serbest bölümü
kasa mevcudu da dahil
eldeki varlıklar İsim
kullanılabilir aktif
mevcut dinleyiciler ve seyirciler
Kanada'da potansiyel radyo dinleyicileri ya da televizyon seyircileri İsim
mevcut dinleyiciler
disponibl
bir meblağdan masraf ve borçlar düşüldükten sonra geri kalanı
emre hazır
kullanılabilir bakiye
(US) kazanma şansı olan aday
kazanma şansı olan aday
başvuracak aday
likit sermaye
mevcut sermaye
disponibl sermaye
eldeki ve bankadaki derhal kullanılabilir para
kasada mevcut nakit miktarı
bir kredi kartı hesabı sahibine tanınan kredi limiti ile şimdiki bakiyesi arasındaki fark
için geçerli
mevcut para
eldeki parasal olanaklar İsim
mevcut para
elde mevcut mallar İsim
mevcut bilgi
ortam ışığı İsim, Sinema
disponibl
her an paraya dönüştürülebilen şeyler İsim
(para) hazır
eldeki güç
likit kazanç
disponibl net kâr
dağıtılmamış kârlar İsim
bilgisayar açıldıktan sonra kullanmaya hazır oluncaya kadar geçen zaman
baskıya hazır (olmamak) olmak Fiil
bütün mevcut kaynaklar İsim
satılık eşyalar İsim
teftişe hazır olmak Fiil
vergi indirimine tabi tutulmak Fiil
henüz teslime hazır olmamak Fiil
satışa hazır mallar maliyeti İsim, Muhasebe
nöbetçi mahkeme
karine ile anlamak Fiil
stokta mevcudu kalmamış olmak Fiil
teşmil etmek Fiil
bir işletmenin brüt işletme gelirlerinden işletme ve bakım masraflarının düşülmesi
temettüye ayrılan meblağ
herkese açık