1. (a) boşaltmak, içindekileri çıkarmak, temizlemek.
    clear out the closet. (b) kaldırmak, alıp (başka
    yere) götürmek.
    clear out your clothes from my closet. (c) kaçmak, sıvışmak, (birdenbire/çabucak) uzaklaşmak, çekilip gitmek, defolmak.
    clear out! Defol! Çek arabanı! (d)
    k.d. (zorla) dağıtmak, uzaklaştırmak.
    The police cleared out the pickets by forces.
memleketten kaçmak Fiil
birini soyup soğana çevirmek Fiil
malları gümrük antreposundan çekmek Fiil
gümrük antreposundan malları çekmek Fiil
varda Denizcilik
habersizce, apansız, ansızın, pattadak, tepeden inme.
habersizce, apansız, ansızın, pattadak, tepeden inme.
birdenbire