1. Noun, Chemistry aktinyum
  2. : alternating current.
  3. (bkz: actinium ).
  4. (bkz: acetate ), (bkz: acetyl )
müşterisinin menfaatine aykırı iş görmek Verb
kendi hesabına çalışmak
-ac
“-sel/-sal, -e ait, … ile ilgili, … içeren/ihtiva eden”.
cardiac: yüreksel, yüreğe ait.
demoniac:
şeytansal, şeytanî.
Suffix
ac-
önekinin
c ve
q ile başlayan sözcükler önündeki şekli.
ör.: accede, acquire. Prefix
freni kullanmak Verb
bir iş yapmak Verb
bir kömür ocağı işletmek Verb
bir fabrika işletmek Verb
(US) motorlu araç kullanmak Verb
kapasitesinin üstünde çalışmak Verb
kamu çıkarına aykırı çalışmak
bir hesabı işler halde sürdürmek Verb
bir uçak şirketi çalıştırmak Verb
bir işletmeyi çalıştırmak Verb
zararına işletmek Verb
zararına işletmek Verb
kârlı iş yapmak Verb
kapasitenin üçte ikisinin altında çalışmak
kapasiteye yakın çalışmak
tam kapasiteyle çalışmak
gece çalışmak
uzaktan kumanda etmek Verb
gece gündüz çalışmak
verimli çalışmak
spekülasyon amacıyla fiyatların düşmesini beklemek Verb
borsada fiyatların yükselmesini beklemek Verb
1 Nisan'dan itibaren geçerli olmak Verb
dünya çapında çalışmak
acyotaj yapmak Verb
şubeler işletmek Verb
büyük çapta iş yapmak Verb
tensikata uğramış işgücü ile çalışmak
alternatif akımla çalışmak
pil ile çalışmak
borsada spekülasyon yapmak Verb
(US) birinin otomobilini kullanmak Verb
yaratıcı yetenek testi
Amerika'da mühendisler ile mühendislik dalında çalışanlara uygulanan psikoloji testi
asansörü çalıştırmak
savaşa neden olmak Verb
birinin menfaatine çalışmak Verb
birinin menfaatine aykırı işletmek Verb
dünya çapında çalışmak
: hem alternatif hem doğru akımla çalışan.
(reçetelerde) yemeklerden önce.
: alternating current.
Milâttan önce. Adjective
a-c
: alternating current.
hungry Adjective
unfed Adjective
starved Adjective
famished Adjective
ravenous Adjective
esurient Adjective
sharp-set Adjective
greedy Adjective
covetous Adjective
insatiable Adjective
to starve Verb
to be left homeless Verb
on an empty stomach Adverb
(a hungry bear will not dance) one must first be fed before one works well
destitute
to be starved into submission Verb
to famish Verb
to hunger Verb
to starve sb Verb
to let go hungry Verb
without food and clothing
to give food to the hungry Verb
to remain hungry Verb
to go hungry Verb
ravenous Adjective
avidity Noun
apocarteresis
starvation Noun
to dine with lord humphrey Verb
to famish Verb
on an empty stomach Adverb
the hungry
ravenously hungry
to eat like a dog Verb
eat like a horse
deprived of food and water
a hungry hen imagines herself in a granary
to live under famine Verb
heaven forbid
limousine liberal
to be hungry for knowledge Verb
to thirst for knowledge Verb
to starve a town into surrender Verb
ravenous Adjective
commission- starved
ravenous Adjective
as hungry as a hunter
dog hungry
to have a wolf in one's stomach Verb
to be ravenously hungry Verb
as hungry as a horse Adjective
as hungry as a horse Adjective

Turkish Dictionary (Kubbealtı Turkish Dictionary)

  1. Aktinyum elementinin sembolü
  2. Fildişi

İsimden isim yapma eki
Yemek yeme ... ihtiyâcı duyan