background

  1. Noun, Software fon
  2. Noun, Software zemin
  3. Noun, Software arka plan
  4. arka plan.
    He has a lot of power, but he prefers to remain in the background. (bkz: foreground )
  5. (resimde) zemin, diplik, geri, fon.
    a portrait against a blue background: mavi zemin üzerine yapılmış bir portre.
  6. (bir olayı/durumu izaha yarayan toplumsal, tarihî vb.) önertiler.
    the background of the war: harbin önertileri.
  7. temel eğitim, tecrübe, gelişme, yetişme ve olgunlaşma alanı, görgü, aile terbiyesi.
    He has a technical
    background: Teknik alanda yetişmiştir.
    a young man of excellent background: mükemmel yetişmiş bir genç.
  8. temel etkenler ve çevre koşulları: bir olayın nedenini oluşturan fiziksel, kültürel, ruhsal etkenler;
    bir şeyin anlaşılmasına yarayan temel ilkeler/bilgiler.
    background information: temel bilgiler.
    I'll need a bit more background (information) before I can help you.
  9. Physics (a) taban sayımı: bir sayaç algıcına, incelenen ışımetkin kaynak dışından gelen asalak ışınların yol
    açtığı saymalar. (b) incelenen olayı açıklığa kavuşmaktan meneden/örten etkenlerin tümü.
    background noise: dip gürültüsü.
öğrenim durumu Noun, Education-Training
eğitim durumu Noun, Education-Training
öğrencinin eğitim durumu
gölgede kalmak Verb
iş yönetimi deneyimi
iş deneyimi
işletme eğitimi görmüş
işteki deneyim geçmişi
zemin üzerinde iyi belirmek Verb
eğitim durumu Noun, Education-Training
öğrenim durumu Noun, Education-Training
öğrenim geçmişi
etnik köken Noun, Politics-Intl. Relations
olaylar Noun, Law
soyu sopu
aile geçmişi
aile durumu
konuya açıklık getirmek Verb
mali durumu
gözden uzak
belirsiz, muğlâk, farkedilmeyen, göze gözükmeyen.
gizli/örtülü tutmak, göstermemek, arka planda kalmak.
He kept his dishonest dealings in the background .
pazarlama deneyimi
siyasi geçmişi
mesleki geçmiş
sosyal durumu
toplumsal ortam
arkaplan dansçısı Noun, Employment
bir felaketten kaynaklanmayan yokolus Noun, Biology
olağan yokoluş (Kaynak: Evrim Çalışkanları) Noun, Biology
artalan işi Information Technology
arka plan ışığı Noun, Cinema
destekleyici müzik, dip/fon müziği.
uğultu.
arkadaki gürültüler Noun
referans belgesi
dava hazırlıkları Noun
artçıl işlem
artçıl program
geriden gösterim: film veya TV için çekilecek olaya sahne olmek üzere önceden çekilip perde üzerine izdüşürülmüş resim.
dip bezemi.
fon müziği
olayın ardındaki gerçekler
genel kültür
şahsın geçmişinin araştırılması
fon müziği çalmak Verb
pazarlama kampanyasıyla ilgili ikincil bilgi
bir reklamda geri plan
bir radyo yayını ya da filmde ses efektleri ya da fon müziği