banner

  1. Noun, Advertising bez afiş
  2. bayrak, sancak.
  3. (nümayişçilerin taşıdıkları) levha.
    The marcher's banners all said “We want work.”
  4. alem.
  5. bez üzerine yazılıp sokağa asılan ilân.
    banners at the intersection announced the tennis tournament.
  6. simge veya ilke olarak bilinen/yayınlanan şey.
  7. banner line/line/ banner headline/banner screamer/streamer ile ayni anlama gelir. (gazetede) önbaşlık,
    gazete baş sayfasının bütün genişliğini kaplayan başlık/manşet.
  8. Botany kelebek biçimli çiçeklerin üst petali.
  9. ileri, en önde, en iyi, fevkalâde.
    a banner year of crops: fevkalâde mahsul yılı.
seçim kampanyası pankartı
başı çekmek Verb
(kişinin) inandığı ideale hizmet etmek Verb
seçim kampanyası pankartı
ABD'nin bayrağı
ABD'nin milli marşı
perakendeci mağazasından duvara asılı bir reklam ya da afiş
banner reklam Noun, Advertising
sorguç-bulut: dağ tepesini saran bulut.
cloud banner ile ayni anlama gelir.
seçim kampanyası sloganı
manşet
bütün sayfayı kaplayan manşet
banner ile ayni anlama gelir. (gazetede) önbaşlık, gazete baş sayfasının bütün genişliğini kaplayan başlık/manşet.
protesto yürüyüşü
bir kereye özgü kâr
başarılı satış yılı
… namına, … gayesiyle/amaciyle, … vaadıyla.
The government came to the power under the banner of social
reform: hükümet toplumsal reform vaadıyla iktidara geldi.
  1. Noun, Advertising banner
skyscraper Noun
banner ad Noun, Advertising