problem

  1. sorun, problem, mesele, dava, muamma.
    unemployment problem: işsizlik sorunu/davası.
    She's a
    problem to me: O benim için bir muammadır.
  2. Mathematics soru, problem.
    solve a problem: bir problemi çözmek.
  3. çetin, zor, başa çıkılması/düzeltilmesi müşkül, yola gelmez, islâh olmaz.
    a problem child.
  4. (edebiyat) tezli, çözümü zor konuları işleyen.
    a problem play: sorun oyunu, tezli piyes.
bütün çabalarını bir soruna yöneltmek Verb
sorunu kafasında evirip çevirmek Verb
bir sorunu kafasında evirip çevirmek Verb
bir sorunu kafasında evirip çevirmek Verb
bir sorunu çözmeye çalışmak Verb
bir sorunla karşı karşıya bulunmak Verb
hedef işareti sorunu
kapasite sorunu
likidite sorunu
ırk sorunu
sözünde durmama problemi Noun, Competition Law
rekabet sorunu
tüketici problemi
sözleşme sorunu
para sorunu
bir sorunu çözümlemek Verb
karar sorunu
ürün çeşitlendirme sorunu
alkol sorunu Noun, Psychology
içki sorunu Noun, Psychology
yönetim sorunu
bir konuyu tartışmak Verb
sınır sorunu
temel sorun
bir sorunu çözmede başarılı olmak Verb
bir sorunla mücadele etmek Verb
bir problemi çözmek için canla başla uğraşmak Verb
güç sorun
konuyu iyice kavramak Verb
bir sorunu tam anlamak Verb
vazgeçme problemi Noun, Competition Law
iç politika sorunu
konut/mesken sorunu, iskân meselesi.
yatırım sorunu
güç sorun
karmaşık sorun
birini sorunuyla baş başa bırakmak Verb
birini sorunuyla başbaşa bırakmak Verb
dil sorunu
(US) bir sorunu yenmek Verb
likidite sorunu
pazarlama sorunu
karı-koca sorunu
azınlık sorunu
azınlık sorunu
tekel sorunu
işletme sorunu
işletme sorunu
nüfus sorunu
bir sorun ile uğraşmak Verb
sorun oluşturmamak Verb
sorun olmak Verb
sorun teşkil etmek Verb
sorun arz etmek Verb
psikolojik sorun Noun, Psychology
psikolojik problem Noun, Psychology
ırk sorunu
ırk sorunu
bir sorunu müzakere etmek Verb
düşünüp taşınmak Verb
maaş sorunu
birine güç bir problemin çözülmesini devretmek Verb
sosyal süreç
bir mesele hakkında mütalaasını yürütmek Verb
sorunda sözü olmak Verb
tedarik sorunu
bir sorunu çözmek üzere ele almak Verb
problemi çözmeye çalışmak Verb
belalı sorun
trafik sorunu
transfer sorunu
trafik problemi
işsizlik sorunu
hayati sorun
seçmenin kimliğinin saptanması sorunu
seçmenlerin kimliğinin saptanması sorunu
bir soruna şiddetle girişmek Verb
ücret sorunu
bir problemi çözmeye çalışmak Verb
problemi çözmeye çalışmak Verb
problemin yakasını bırakmamak Verb
bir problemin yakasını bırakmamak Verb
bir sorunla uğraşıp durmak Verb
sorunlu bölge
problem çocuk
kötülük problemi, kötülük sorunu Noun, Religion-Faith
nakit sorunu
ivedi çözüm bekleyen sorun
vergi sorunu
problem çözme Noun, Psychology
birinin başına dert olmak Verb
Bir sorun mu var?
bir soruna başka bir gözle bakmak Verb
Önemli değil.
Sorun değil.
Bana ne?
Beni ilgilendirmez.
bir sorunu ilgili bakanlıklar arasında çözmek Verb
sorun daha kötüledi
Ne oldu buna?
Ne saçmalıyor bu?
Nesi var bunun?
Bunun derdi ne?
Çevre Sorunlarını Önleme Şube Müdürlüğü Noun, Organizations
  1. teaser
  2. Noun difficulty
  3. case
problem of evil Noun, Religion-Faith
moot question
commitment problem Noun, Competition Law
transportation problem
consumer problem
hold-up problem Noun, Competition Law
a host of problems
psychological issue Noun, Psychology
psychological problem Noun, Psychology
business at issue
business at issue
problem child
problem solving Noun, Psychology
problem-solving skill Noun, Psychology
to encounter problems Verb
to experience problems Verb

Turkish Dictionary (Kubbealtı Turkish Dictionary)

  1. Matematik kuralları ... istenen soru