commitment

  1. Noun, Human Resources adanma
  2. Noun, Competition Law taahhüt
  3. Noun vait, taahhüt, adama.
    We must honor our commitment = committals to other nations. I have made a commitment
    = committal to help you and I shall do everything I can.
    without commitment = committal: bir mecburiyet olmaksızın.
  4. Noun teslim/tevdi/emanet etme/olma.
  5. Noun (mecliste) komisyona havale.
  6. Noun hapsetme, cezaevine gönderme.
  7. Noun hastaneye/tımarhaneye gönderme/kapatma.
    the commitment = committal of the criminal to a special hospital.
  8. Noun, Law hapis ilâmı, birinin cezaevine veya tımarhaneye gönderilmesini bildiren mahkeme kararı.
  9. Noun (cinayet/suç) işleme, irtikâp.
  10. Noun bağlantı, zorunluluk, mecburiyet.
    I don't get married because I don't want any commitment = committals.
  11. Noun kesin karar.
    We have made a commitment = committal to pay our bills on time.
  12. Noun bağlılık, ilgi, alâka, kendini adama.
kredi avansı
banka taahhüdü
bağlayıcı taahhüt
kredi taahhüdü
bir taahhüt altına girmek Verb
(US) kesin (bağlayıcı) ipotek taahhüdü
bir taahhüt içermek Verb
taahhüdünü yerine getirmeme
bir taahhütte bulunmak Verb
herhangi bir taahhüde girmeden
bağlayıcı olmayan teklif
yarım gün çalışma taahhüdü
yarımgün çalışma taahhüdü
şahsi taahhüt
alım taahhüdü
alış taahhüdü
sınırlı bir süre için geçerli olan taahhüt
borsa taahhüdü
borsa taahhüdü
bir taahhüt altına girmek Verb
(US) tutuklama emri
(AT) girişilen taahhütler için ödenecekler Noun
finansman kredisi
finansman faizi
bir kanun tasarısının sunulması
gider taahhüdü
giderlerin taahhüdü
sözünde durmama problemi Noun, Competition Law
(US) akıl hastanesine koyma
(US) bir çalışanın bir şirketin hizmetinde harcamaya hazır olduğu zaman süresi
(US) akıl hastanesine yerleştirdikten sonra duruşma