enemy

  1. düşman, hasım.
    to make enemies: düşman edinmek.
    deadly/mortal enemy: can düşmanı.
    They
    are deadly enemies: Can düşmanıdırlar.
    enemy-occupied territory: düşman işgalindeki topraklar.
    The army advanced to meet the enemy. His behavior made him many enemies. They are enemies (of each other).
    How goes the enemy
    k.d. Saat kaç?
  2. düşman+, düşmanca.
    enemy territory: düşman toprakları.
    enemy alien: düşman uyruğu: kendi
    milleti ile savaş halindeki ülkede oturan şahıs.
  3. muhalif, muhasım, hasmane.
kendi kendinin düşmanı olmak Verb
kendi kendinin düşmanı olmak Verb
düşmanına misilleme yapmak Verb
bir mevzii düşmana terketmek Verb
bir mevzii düşmana terk etmek Verb
bir düşman ülkenin vatandaşı
düşman bir memleketin uyruklusu
düşman yabancı
düşmanı oyalamak Verb
düşmanla kapışmak Verb
vatanına ihanet etmek Verb
düşmandan temizlenmiş
düşmanın olmaması
düşman yok
ortak düşman Noun
müşterek düşman Noun
sınıf düşmanı
proleteryanın iktidara gelmesini engelleyen ya da iktidarı elinde tutan sınıf
düşmanla temas
gizli düşman
düşmana saldırma
can düşmanı
can düşmanı
kesin düşman
esaslı düşman
bir kaleyi düşmana teslim etmek Verb
düşmana baskın
yenilgiye uğramış bir düşmana teslim şartlarını dikte ettirmek Verb
yenilgiye uğramış bir düşmana teslim şartlarını dikte etmek ettirmek etmek Verb
düşman üzerine çullanma
düşmana karşı çıkmak Verb
düşmanın bozulan morali
düşmanın bozulan moral,
düşmannın eline düşmek Verb
düşmanın eline düşmek Verb
düşmanı geri püskürtmek Verb
düşmanı çarpışmaya zorlamak Verb
düşman tarafına geçmek Verb
düşmandan kaçtı
kan düşmanlığı
düşmanı kovmak Verb
düşmanla muhaberede bulunmak Verb
düşman hakkında gizli bilgi
ezeli düşman
düşmana saldırıda bulunmak Verb
düşmana saldırıda bulunmak Verb
düşmana baskınlar yapmak Verb
can düşmanı Noun
düşmanı gözetleme
düşmana karşı büyük direnç göstermek Verb
düşmanın kanadını çevirmek Verb
düşmanla baş etmek Verb
düşmanı şaşkına çevirmek Verb
düşmanın yerini saptamak Verb
düşman olması muhtemel kişi
gizli güç
düşmana galip gelmek Verb
açık düşman
düşman propagandası Noun
düşman propogandası Noun
halk düşmanı, halk güvenliği için tehlikeli olan sabıkalı kimse. Noun
bir kimsenin milleti ile harp halinde olan (başka) millet. Noun
düşmanın tarafını tutmak Verb
düşmanla bir olmak Verb
bir muhasebe kaydının düzeltilmesi
kaleyi düşmana teslim etmek Verb
düşmanı püskürtmek Verb
düşmana karşı direnmek Verb
bir şehri düşmandan geri almak Verb
düşmanın toplarını susturmak Verb
düşmanı alt etmek Verb
düşmanı yıpratmak Verb
bir düşmana karşı dayanmak Verb
düşmana teslim olmak Verb
bir kalenin düşmana teslimi Noun
düşmana teslim olmak Verb
düşmana çullanmak Verb
amansız düşman
can düşmanı
şeytan, iblis.
düşmanla ticaret
düşmanla alışveriş yapmak Verb
düşmanlık etmek Verb
düşmanın saldırısına karşı koymak Verb
düşman hareketi
düşman harekâtı
düşman hareketi
düşman uçağı
düşman ordugâhı
düşman ülke
düşman bayrağı
düşman donanması
düşman filosu Noun
düşman kuvvetleri Noun
düşman hükümeti
düşman akını
düşman hattı
düşman hareketleri Noun
baş düşman
düşman işgali altındaki toprak
halk düşmanı
düşman propagandası Noun
düşman malı
düşman gemisi
düşman devlet
düşman birlikleri Noun
düşman dünyası Noun
düşman hatları Noun
düşman hatları Noun
birini düşmana teslim etmek Verb
düşmanın direncini kırmak Verb
düşman mevziini ele geçirmek Verb
düşman mevziini zapt etmek Verb
savaşı düşman topraklarına götürmek Verb
düşmandan erken davranmak, atik davranıp önceden hücum etmek.
düşmanın ilerlemesini durdurmak Verb
düşmanın geri çekilmesini kesmek Verb
düşman kuvvetlerini yok etmek Verb
düşman mevziini gözlemek Verb
düşmanı bir mevziden uzaklaştırmak Verb
düşmanı memleketten kovmak Verb
düşmanı mevzilerinden çıkarmak Verb
düşman kuvvetleri tarafından çevrilmiş
yabancı uyrukluların memleketten çıkarılması
düşmanı çekilmeye zorlamak Verb
harekete geçirmek Verb
düşmanı fena halde sıkıştırmak Verb
savaşacak amansız düşmanı olmak Verb
düşman planları hakkında gizli bilgi sahibi olmak Verb
savaşacak amansız düşmanı olmak Verb
düşmandan gizlenmek için küçük bir çukura girmek Verb
düşman hareketlerini engellemek Verb
düşman ellerinde
düşman hatlarına gizlice girmek Verb
düşmanın bombardıman uçaklarının yolunu kesmek Verb
savaş sırasında düşman yayın istasyonuna parazit yapmak Verb
düşman radyo istasyonlarını savaş sırasında bozmak Verb
birini kendine düşman yapmak Verb
düşman topraklarına saldırmak Verb
düşmanın ilerlemesi karşısında direnme göstermemek Verb
birini kendine düşman yapmak Verb
düşmanı mevziinden çıkartacak manevra yapmak Verb
düşmanın hareketlerini gözetlemek Verb
düşman toprağının işgali
düşmanın başkentini işgal etmek Verb
düşman birliklerin istilasına uğramak Verb
düşman hatlarına sızmak Verb
düşmanı makinelitüfek ateşine tutmak Verb
ışıldaklarla düşman uçaklarını tesbit etmek Verb
düşman hatlarını yarmak Verb
düşmanı kaçırmak Verb
düşmanı kaçırtmak Verb
düşman mevziine saldırmak Verb
düşmana barış için yalvarmak Verb
düşmana karşı yandan harekete geçmek Verb
Düşmanımın düşmanı dostumdur.
düşmanla barış müzakerelerine girişmek Verb
düşmanın kanadını yandan toparlamak Verb
düşmanın kuvvetini küçümsemek Verb
düşmanın planlarını altüst etmek Verb
düşmanın direncini kırmak Verb