important

  1. Adjective önemli, mühim, ehemmiyetli.
    important decisions. Its important to learn to read and write. An important discovery.
  2. Adjective dikkate değer, unutulmaz, göze çarpan, bellibaşlı.
    an important date in history.
  3. Adjective azametli, kibirli, gururlu.
    look important: azametli/kibirli bir tavır takınmak, kendine paye
    vermek.
    His manner was grave and important. He rushed around in an important manner, giving orders.
  4. Adjective (bkz: importunate ), (bkz: pressing ).
çok önemli
umursanmak Verb
önemsenmek Verb
hayati öneme sahip olmak Verb
büyük önem taşımak Verb
büyük öneme sahip olmak Verb
hayati önem taşımak Verb
önem kazanmak Verb
büyümek Verb
üstelik Adverb
daha da önemlisi Adverb
hem de Adverb
en önemlisi Adverb
önemini korumak Verb
(borsa) önemli çapta ciro
önemli kalem
önemli neden
önemli satışlar Noun
etkili, müessir, tesirli, tesir eden.
evidence important to the case. Details important to a fair decision.
önemli bir buluşun izinde olmak Verb
Daha da önemlisi,
önemli bir mevki işgal etmek Verb
önemli bilgilerin yazılmış olmaması
önemli gerçekleri örtbast etmek Verb
önemli gerçekleri örtbas etmek Verb
çok önemli şahıs
hayati önemi haiz kurum
hayati önemi haiz meslek
: Büyük Şahsiyet, Önemli Kişi.