evening

  1. akşam: güneşin batmasından uyku zamanına kadar geçen zaman.
    in the evening: akşam(leyin).
    7
    o'clock in the evening: akşamın saat 7 sinde.
    to get out in the evening: akşam gezmeye gitmek.
    Good evening: Tünaydın, akşamlar hayrolsun.
    evening-class = evening-school: gece okulu.
    evening-dress/-wear: (kadın) tuvalet, giysi, (erkek) smokin.
    evening-gown: (kadın) gece elbisesi, tuvalet.
    this evening: bu akşam.
    That evening: O akşam.
    On the evening of the next day: Ertesi günün akşamı(nda).
    evening paper: akşam gazetesi.
    evening star: akşam/çoban yıldızı.
  2. (Güney ve orta ABD'de) öğleden güneşin batmasına kadar geçen zaman.
  3. ömrün son yılları, bir şeyin sona ermekte olduğu devre.
    the evening of life.
  4. gece eğlencesi, suvare.
    evening-party: suvare.
akşama doğru tıkanmak Verb
akşam olmak Verb
akşamın başarıyla sonuçlanan olayı
akşamlık
akşam için randevu almak Verb
akşam için sözü olmak Verb
iş açısından en çok akşamları yoğun olmak Verb
yarın akşam yapacak bir şeyi olmamak Verb
akşamleyin
akşama doğru Noun
orospu, fahişe. Noun
akşama doğru Noun
akşamın geç vakti
müzikli suare
sakin akşam
akşamlamak Verb
akşam
akşam bülteni
akşam ezanı Noun, Religion-Faith
akşam kursları Noun
akşam sınıfları Noun
smokin
gece elbisesi Noun, Textile Industry
elbise mecburidir
akşam borsası
gown ile ayni anlama gelir. gecelik.
akşam lisesi Noun, Education-Training
akşam gazetesi
akşam postası Noun
akşam piyasası
akşam yemeği Noun, Food-Kitchen
akşam gazetesi
gece toplantısı
akşam partisi
akşam seansı
evensong.
evensong ile ayni anlama gelir. (Anglikan kilisesin de) akşam duası.
akşam ezanı Noun, Religion-Faith
gece safası Noun
akşam okulu
gece vardiyası Noun
akşam yıldızı Noun, Astronomy
gece borsası
akşam gezintisi
akşam ezanı Noun, Religion-Faith
geceyi tiyatroda tamamlamak Verb
geceyi tiyatroda tamamlamak Verb
bir akşamı dışarda geçirmek Verb
resmi mi kıyafetli
akşam kurslarına katılmak Verb
akşam kurslarına yazılmak Verb
.: geçen gün/gece/akşam vb.