flow

  1. ak(ıt)mak.
    The river flows into the sea.
  2. (kan) dolaşmak, deveran etmek.
  3. fışkırmak.
  4. çıkıp yayılmak, tamim edilmek, neşredilmek.
    Orders flowed from the office.
  5. (kadın) âdet görmek, aybaşı olmak.
  6. gelip gitmek, dolup boşalmak, sel gibi akmak.
    to flow past sth.: bir şeyin önünden geçip gitmek.

    The crowd flowed through the gates. Tears were flowing down her cheeks.
  7. (söz, düşünce vb.) akıcı olmak, kolayca birbirini izlemek, selis/beliğ olmak.
  8. (saç) dökülmek, uzanmak.
    Her hair flowed over her shoulders: Saçları omuzlarına dökülmüştü.
  9. (içki vb.) bol bol/su gibi içilmek/sarfedilmek.
    The tavern flowed with wine.
  10. taşmak, kabarmak, met halinde olmak.
  11. sel/su basmak.
    The water flowed over the fields: Tarlaları su bastı.
  12. âhenkli/akıcı olmak, göze hoş görünmek.
    The lines of the statue flow.
  13. dolmak, dolup taşmak.
    The heart flowing with joy. Her eyes flowed with tears.
    land flowing
    with milk and honey: bereketli toprak/arazi/diyar, refah içinde olan ülke.
  14. akma, akış.
  15. akıntı, akım, cereyan.
  16. verdi, debi, belirli zamanda akan sıvı miktarı.
    a daily flow of 150 m3.
  17. Physics akı, seyelân.
  18. (kadınlarda) âdet, aybaşı.
  19. taşma, taşkın.
  20. met.
  21. akıcılık, zarafet.
    the flow of a gown.
  22. düzgün konuşma yeteneği, akıcılık, selâset, belagat.
    have a ready flow of language: çok akıcı/selis konuşmak.
bir program sırasında dinleyici ya da izleyicilerin kazanılması ya da kaybedilmesi
ters akıntı
iki yönlü akım
iki taraflı mal akışı
iki taraflı para akışı
kan akışı Noun, Physiology
sermaye akışı
sermaye akımı
eldeki para veya net kâr: bir firmanın gelirinden vergiler, aşınma payı ve diğer masraflar çıktıktan
sonra kalan nakit para. Yeni yatırımlara ayrılan tahsisat çiktıktan sonra gerisi hissedarlara kâr olarak dağıtılır.
Noun
nakit akışı
maliyet akışı
para akışı
gel-git
met-cezir
nakit akışı ile finanse etmek Verb
nakit akımı ile finanse etmek Verb
fon akışı
gen akışı (Kaynak: Evrim Çalışkanları) Noun, Biology
çoğunluğa uymak Verb
sürüden ayrılmamak Verb
faiz tahsilatı
kaygan akış, sıvı zerrelerinin bir cisim etrafında sabit (veya düzgün değişen) hızla akması. turbulent flow
malzeme akışı
net tasarruflar girdisi
beklenen nakit akımının şimdiki değeri
bir şirketin gerçekleştirmeyi beklediği net nakit meblağ
üretim akışı
program akışı
program akışı
kaygan akış, sıvı zerrelerinin bir cisim etrafında sabit (veya düzgün değişen) hızla akması. turbulent flow
gelgit olayında suların yükselmesi
ülke ya da anakaranın içine ya da dışına turistlerin hareket yönü ve sayısının istatistiksel ölçümü
turist akışı
belirli bir süre içinde bir bölge
trafik akışı
burgaçlı/çevrintili akıntı.
su akıntısı
su akışı
servet akışı
söz akışı
sürekli iş bandı
(para) geri akmak Verb
(petrol kuyusu) sarsıntıyla akmak Verb

flow sheet ile ayni anlama gelir. izlem: üretim sürecinde, malzemenin geçirdiği evreleri gösteren ayrıntılı çizenek. Noun
(bilgisayarda) akış çizeneği: bir sorunun çözüm yöntemini, işlem sırasını gösteren çizenek. Noun
(otomatik kontrol düzenlerinde, telefon santrallarında vb.) elemanların birbirine bağlı olarak işleyiş sırasını gösteren çizenek. Noun
ikili akış şeması
(uçak) akım şekli
akış denetimi
(uçak) akış kesiti
izlem özeti: bilgisayar için düzenlenmiş az ayrıntılı izlem. Noun
(uçak) akım sürüklemesi
…den kaynaklanmak Verb
…in sonucu olmak Verb
birşeyden çıkmak Verb
birşeyin sonucunda ortaya çıkmak Verb
birşeyden doğmak Verb
birşeyin sonucunda gerçekleşmek Verb
akımlı ısıtıcı
(sipariş) akmak Verb
denize dökülmek Verb
akış hattı
yetki akışı
sermaye akışı
nakit akışı
mal akışı
masraf akışı
kredi akışı
dolar akışı
sığınmacı hücumu
döviz akışı
fon akışı
fon akışı hesabı
fon akışı hesabı
fon akışı yaklaşımı
fon akışı sistemi
mal akışı
gelir akışı
sipariş akışı
yatırım akışı
mal akışı
para akışı
tasarruf akışı
sömürgeci hücumu
(gelgit olayında suların) yükselmesi
turist akını
trafik akışı
akış hacmi
söz akışı
iş akışı
dünya ticaretinin akışı
dışarı akmak Verb
(ırmak) taşmak Verb
sürekli iş
iş akışı tablosu Noun
sürekli iş bandı üretimi
flow chart ile ayni anlama gelir. izlem: üretim sürecinde, malzemenin geçirdiği evreleri gösteren ayrıntılı çizenek.
flow chart (1). Noun
sürekli iş bandı sistemi
yazın toprağı su basmak Verb
güçlü bir şekilde hissedilmek Verb
baskın bir duygu olmak Verb
(uçak) içinden ateş
baskın olmak Verb
akış hacmi
nakit akış analizi
nakit akışı analizi
nakit akışı tablosu Noun
nakit akım tablosu Noun
gelirin dairesel akışı (bir ekonomide para ve malların değişik gruplar arasında el değiştirmesi işlemi
ağız kalabalığına getirmek Verb
maliyet akışı kavramı
maliyetin fonksiyonlarla
üretim süreçleriyle
bitmiş ürünlerle ya da diğer faaliyet konularıyla ilişkilendirilmesi
veri (bilgi) akış diyagramı
indirgenmiş nakit akışı Noun, Accounting
indirgenmiş nakit akımı Noun, Accounting
indirgenmiş nakit akımları yöntemi Noun, Accounting
indirgenmiş nakit akışı yöntemi Noun, Accounting
sürekli vergi akışı sağlamak Verb
düzenli üretim akışı
malların serbest dolaşımı
makineli tüfek gibi konuşmak Verb
çok akıcı konuşmak Verb
iki memleket arasındaki ticaret akışını durdurmak Verb
iş akış denetimi
mantıksal akış diyagramı
makro akış şeması
eriyik akış hızı Noun, Chemistry
maddi olay (sigortacıların rizikoyu kabul edip etmeyeceklerine , kabul ettikleri takdirde primin ve diğer
şartların ne olacağına karar verebilmeleri i
debi Noun, Engineering