hop

  1. Verb sekmek, sekerek/seke seke yürümek.
  2. Verb sıçramak, (kuş, tavşan vb.) zıplamak.
    Sparrows were hoping about on the lawn.
  3. Verb topallamak.
    He had hurt his left foot and had to hop along.
  4. Verb hoplamak, hoplayıp zıplamak, oynamak, dansetmek.
  5. Verb (uçakla/hızlı araçla) gitmek, kısa yolculuk yapmak.
    He hopped to Boston for the day: Bir günlüğüne Bostona gitti.
  6. Verb (çit vb. üzerinden) atla(t)mak.
    to hop a fence/a ditch. He hopped the stream.
  7. Verb (taşıta) binmek/atlamak.
    to hop a train. I can just hop a bus and be there in 20 minutes.
  8. Verb sekme, sıçrama, hoplama, atlama, zıplama, sıçrayış, atlayış.
  9. Verb balo, danslı eğlence.
    The annual spring hop.
  10. Verb (a) uçak yolculuğu, (b) kısa yolculuk.
  11. Verb (top) zıplama, sekme.
  12. Botany şerbetçiotu
    (Humulus lupulus).
  13. (bkz: opium ).
  14. şerbetçiotu ile rayiha vermek, şerbetçiotu katmak.
  15. hop up: (a) ilâç vererek tahrik etmek, (b) tahrik etmek, uyarmak, (c) gücünü artırmak, normalin üstünde güçle çalıştırmak.
birini gafil avlamak Verb
(birini) gafil avlamak, zayıf bir durumda yakalamak.
şerbetçi otu Noun, Botany
sık sık iş değiştirmek Verb
(birini) daima meşgul/uyanık tutmak,
k.d. göz açtırmamak.
çoraplı dans, 1950 yıllarında lise öğrencileri arasında moda olmuş bir dans.
(US) trene atlamak Verb
hızla karşıya geçmek Verb
sarı yonca
(Trifolium procumbens): kurumuş çiçekleri şerbetçiotu kozalağına benzeyeyn bir tür karanfil. Noun

black medic, nonesuch ile ayni anlama gelir. kara yonca
(Medicago lupulina). Noun
vb binmek Verb
arabaya
(arabadan , vb inmek Verb
tüymek, gitmek, uzaklaşmak.
hop it! Çek arabanı! Git! Defol!
uçmak, uçuşa başlamak, (uçak vb.) kalkmak, (uçuşa başlarken) yerden ayrılmak.
okyanusu geçmek Verb
birden çıkıp gitmek Verb
yukarı fırlamak Verb
pek yakın, iki adımlık (mesafe). Noun
üç adım atlama.
birinden bir adım ileri olmak Verb
  1. with one quick leap
  2. skip
  3. jump
suddenly Adverb
to be hopping mad Verb
Not so fast! Sentence

Turkish Dictionary (Kubbealtı Turkish Dictionary)

  1. Birden ve ... fırlamayı anlatır