maroon

  1. Adjective koyu kızıl kahverengi
  2. Adjective bordo
  3. kestane rengi(nde), vişne çürüğü rengi(nde).
  4. marun: 17-18'inci yüzyıllarda kölelikten kaçıp Antillerde ve Guiana'da yerleşen zencilerden biri.
  5. kaçak zenci köle.
  6. ıssız adada/kıyıda yalnız bırakılan kimse.
  7. ıssız adaya/kıyıya çıkarıp terketmek.
    Pirates used to maroon people on the desert islands.
  8. (bir kimseyi) ümitsizlik/çaresizlik içinde bırakmak, yüzüstü bırakmak, kaderine terketmek.