member

  1. üye, aza.
    a member of our club.
  2. yasama organı üyesi.
    a member of Parliament: Millet Meclisi üyesi, Milletvekili, meb'us.
    a
    member of Legislative Assembly: Yasama Kurulu/Meclisi üyesi (ABD'de
    House of Representative, Kanadada Parlamento, İngilterede Avam Kamarası üyesi).
  3. Biology organ uzuv: kol, bacak, kanat, dal vb.
  4. bileşen: bileşik bir yapıyı oluşturan parçalardan herbiri.
  5. Mathematics (a) (denklemde) taraf, eşitliğin bir tarafındaki terimlerin tümü, (b) öğe: bir kümeyi oluşturan nesnelerden herbiri.
Savaş Malullerinin Tıbbi Tedavileri Maksadıyla Avrupa Konseyine Üye Ülkeler Arasında Değişimine Dair Anlaşma Noun, International Law
Kişilerin Avrupa Konseyine Üye Ülkeler Arasında Dolaşımını Düzenleyen Kurallara Dair Avrupa Sözleşmesi Noun, International Law
Avrupa Konseyine Üye Devletler Arasında Genç Kişilerin Müşterek Pasaportla Seyahatlerine Dair Avrupa Sözleşmesi Noun, International Law
Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme Noun, International Law
kanun teklifi Noun, Law
faal aza
üye olarak kabul etmek Verb
birini üyeliğe kabul etmek Verb
bir derneğe üye yapmak Verb
bir kuruluşa üye yapmak Verb
yedek üye
değişen aza
değişen üye
(Br) yedek üye
yedek üye
yedek aza
birlik azası
ortak üye European Union
yedek üye
bir başka banka veya bankalar topluluğunca yönetilen bir kredi planına katılan banka
asil üye
ortak üye
kurul üyesi
yönetim kurulu üyesi Noun, Management
bedensel organ
ödünç alan üye
kabine üyesi
kredi kartı sahibi
kart sahibi üye
bir üyeyi desteklemek Verb
(bir şirketi vb.) kurucu üye.
şifre
kurul üyesi
kurul üyesi
zorunlu üye
konferansa katılan üye
konferansa katılan kişi
Kongre'ye katılan üye
kongreye katılan üye
kongre üyesi
danışman üye
tüketim kooperatifi üyesi
üyeliği devam eden üye
aidat ödeyen üye
aidat ödeyen üye
kooperatif ortağı Noun, Law
kooperatif üyesi
kooperatif ortağı Noun, Law
bir mecliste hizmet görenlerce seçilen yeni yönetici üye
şirket tam üyesi
yazışmayı yürüten üye
tayfa
mürettebat üyesi
yedek üye
muhalif üye
usulüne göre atanan üye
kayıtlı üye
kayıtlı parti üyesi
eski üye
borsa üyesi
resen üye
bir üyeyi kovmak Verb
(US) fakülte üyesi
öğretim elemanı Noun, Education-Training
öğretim üyesi Noun, Education-Training
aile ferdi
aile üyesi
yönetim kurulu üyesi arkadaş
takım arkadaşı Noun
borsa üyesi
yabancı üye
kurucu üye
kurucu aza
yeni dernek üyesi
(AT) tam üye
asil üye
tam üye
daimi üye
fahri aza
onur üyesi
fahri üye
faal olmayan üye
cuntacı
işçi partisi milletvekili Noun
hayat boyu üye
ömür boyu üye
orta kademe yönetici
orta kademe memur
azınlık üyesi
muhtaç durumdaki üye
yeni üye
Nazi döneminde aktif bir rol oynamamış parti üyesi
daimi olmayan üye
daimi üye değil
olağan üye
tam yetkili üye
kurucu üye
ücretli üye
aidatlı üyelik
kurul üyesi
panel üyesi
daimi olmayan üye
parti üyesi
partili
partici
aidatlı üyelik
ödeyen üye
daimi üye
daimi aza
basın mensubu
(US) kıdemli kongre üyesi
daimi üye
birini üye seçmek Verb
eleman
öğretim elemanı Noun, Education-Training
üst düzey işletme personeli
grev yapan sendika üyesi
aidatını ödeyen üye
bir üyenin üyelikten uzaklaştırılması
konsorsiyum üyesi
ekip üyesi
bir meslek dalına ait üye
bir meslek birliği üyesi
sendikalı
sendika üyesi
(Br) sendikasyon üyesi
sigortacı üye (Lloyds'da yürütülen sigorta işlemleri için sermaye sağlayan kişi
sendika üyesi
oy veren üye
oy kullanan üye
pala
sözleşmeli ... Adjective
doğal üye Noun
(Br) kliring bankası Noun
(US) Federal Rezerv sistem üyesi olan ticari banka
üye çeki
eyalet bankaları da üye kaydedilebilirse de tüm bankalar otomatik olarak sistemin üyeleridir
System'in üyesi ticaret bankası Noun
kanunen üye bankalar
üye şirket
üye devlet
üyelik aidatı
üye firma (borsa üyesi olan menkul değerler şirketi
üye hükümet
üye hükümetler Noun
üye ülke
kartel üyesi
bir odanın üyesi
klüp üyesi
kurul üyesi
kooperatifçi
şirket hissedarı
yolcu grubu üyesi
akademi üyesi
bir derneğin üyesi
dernek mensubu
(US) senatör
parlamenter
(Br) milletvekili
parlemento üyesi
parlamento üyesi
milletvekili
akademi üyesi
ordu mensubu
kabine üyesi
icra vekili
din adamı Noun, Religion-Faith
komisyon üyesi
mürettebat
müdürlük üyesi
aile üyesi
(Br) kabine üyesi
basın üyesi
üniversite öğretim üyesi
yeniden seçilen milletvekili
üye devlet
hissedarlar sermayesi
üye listesi
intisap etmek Verb
yeni milletvekili
oy veren üye oy verme hakkı olan kişi