middle

  1. ortadaki, ortada/merkezde/ara yerde bulunan, merkezî.
    the middle house in the row.
  2. orta, vasat.
    The middle section of the country is the least populated.
    There is no middle way:
    İkisinin ortası yoktur.
  3. ılımlı, mutedil, itidalli, aşırı değil, ifrattan uzak.
  4. (tarih) orta, eski ile yeni (çağdaş) arası.
    middle age: orta çağ.
  5. Grammar (Yunanca, Sanskritçe gibi dillerde) etken ve edilgen arası (fiil), eylemi özneyi etkileyen (fiil).
  6. orta, merkez, orta yer.
    the middle of a road: yolun ortası.
  7. bel, bedenin orta kısmı.
  8. ortalama, vasat.
  9. (çiftçilikte) ekili yerler arasındaki arazi.
  10. Transitive Verb ortasına koymak/yerleştirmek.
  11. Transitive Verb ortadan ikiye katlamak.
  12. Transitive Verb (kriket) ortalamak, sopanın ortası ile vurmak.
orta da kalmak Verb
orta da
fesat çıkarmak, kendi çıkarı için başkalarını birbirine düşürmek.
kendi çıkarı için başkalarını birbirine düşürmek Verb
birşeyi ortadan ikiye ayırmak Verb
birşeyi ikiye ayırmak Verb
birşeyi ortadan ikiye bölmek Verb
birşeyi ikiye bölmek Verb
meyan
göbek
borsada teklif edilen fiyat ile satışa çıkarılan fiyat arasında kalan fiyat
orta yaş, insan ömrünün orta yılları, 45-65 yaş arası. Noun
orta yaşta çoğu kişide görülen göbek bağlama
orta yaşlı
Orta Çağ, 476-1453 yılları arasındaki tarihî çağ. (eski: Kurunu Vusta). Noun
adayı seçen seçmenler çoğunluğu
ABD'de vergilerin çoğunu verenler
orta Amerika
çoğu değeri elinde tutanlar
orta gelirli sınıf
radyo ya da televizyon programı ortasında istasyonun kendini tanıtması
do (notası).
orta sınıf, burjuva, orta tabaka (halk). Noun
orta yol
orta güverte
(resimde) orta yer, orta uzaklık, tablonun ortası. Noun
orta mesafe koşu Noun, Sports
orta kulak: kulak zarı ile örs, çekiç, üzengi ve mercimek kemiklerini içine alan kulak boşluğu. Noun
Orta Doğu: Libyadan Afganistana kadar uzanan ve Mısır, Sudan, İsrail, Ürdün, Lübnan, Suriye, Türkiye,
Arap Yarımadası, Irak ve İranı kapsayan bölge.
Noun
Orta Doğu+, Orta Doğuya ait/özgü. Adjective
orta kademe yönetici
orta kademe memur
Middle Kingdom ile ayni anlama gelir. (Mısırda) Orta Krallık: 11-14'üncü hanedanların hüküm sürdüğü
çağ (M.Ö. Middle Kingdom 2000-1785). New Kingdom, Old Kingdom.
Orta İngilizce (150-1475 yılları arasında konuşulan İngilizce).
kıs.:
ME. Noun
orta parmak. Noun
oyunun ortası, özellikle satrançta ilk açılımı izleyen gelişme/ilerleme safhası. Noun
(resimde) orta yer, orta uzaklık, tablonun ortası. Noun
middle distance. Noun
yol ortası, iki ucun ortası. Noun
orta gelir dilimi
orta gelirli
orta gelirli sınıflar Noun
orta gelir tuzağı Noun, Economics

Middle Empire ile ayni anlama gelir. (Mısırda) Orta Krallık: 11-14'üncü hanedanların hüküm sürdüğü
çağ (M.Ö. Middle Kingdom 2000-1785). New Kingdom, Old Kingdom.
Noun
Çin'in içeri bölgesindeki 18 eyalet. Noun
ortazar: bitki gözeleri arasında bulunan pektinli zar. Noun
ortalama enlem
ömrün ortası Noun
(US) orta kademe yönetim
orta kademe yönetim
orta yönetici sınıfı
günlük işlerin yürütülmesinden sorumlu orta kademe yöneticisi
genel politikanın saptanmasından değil de
orta kademe yöneticisi
borsada teklif edilen fiyat ile satışa çıkarma fiyatı arasında kalan fiyat
ad, isim, göbek adı ile soyadı arasındaki ad. Noun
ılımlı bir yol veya politika güden
ılımlı
aşırılıktan kaçınan
herkese uygun gelen
ılımlı parti üyeleri Noun
(tarihte) orta geçit: Atlas Okyanusunun Afrika-Antil Adaları arası (esir gemilerinin en uzun süre seyrettikleri yol). Noun
(resimde) orta yer, orta uzaklık, tablonun ortası. Noun
middle distance
orta kalite
orta okul
orta okul (genellikle 5-8'inci sınıflar). Noun
orta boy
orta boylu
orta-terim: tasımda (kıyasta) her iki tümcede ortak olan terim. Noun
(gemi) geceyarısı nöbeti
karma ekonomi
(boks) orta sıklet
orta sıklet
Orta Batı: ABD'nin orta bölgesinin batısı.
Middle Western = Midwestern: Orta Batı+, Orta Batılı, Orta Batıya özgü. Noun
saygın orta sınıftan olmak Verb
suyu geçerken at değiştirmek, önemli bir işin ortasında iken hareket plânını değiştirmek.
konuşmanın ortasında takılıp kalmak Verb
orta yoldan gitmek Verb
yolun ortasından gitmek Verb
ılımlı davranmak Verb
orta yol politikası Noun
ortalamak Verb
idarei maslahat etmek Verb
orta yoldan gitmek Verb
orta yoldan gitmek Verb
ortasını bulmak Verb
ortaokul sınıfları Noun
üst ortasınıf
üst orta sınıf
şosenin ortasından yürümek Verb
Orta ve Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Noun, Place Names
Ortadoğu ve Körfez Ülkeleri Dairesi Noun, Organizations
İngiltere, Amerika, Asya ve Pasifik, Orta Doğu Dairesi Başkanlığı Noun, Organizations
Merkezi ve Orta Avrupa Genel Müdür Yardımcılığı Noun, Organizations
Ortadoğu Genel Müdür Yardımcılığı Noun, Organizations
Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Noun, Place Names
Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Noun, Place Names
Avrupa, Ortadoğu, Afrika ve Karayipler Noun, Place Names
Avrupa, Ortadoğu, Afrika ve Hindistan Noun, Place Names
Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Noun, Place Names
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Noun, Politics-Intl. Relations
Hindistan, Ortadoğu ve Afrika Noun, Place Names
Ortadoğu İslam Ülkeleri Müşavirliği Noun, Organizations
Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Genel Müdürlüğü Noun, Organizations
Orta Doğu, Afrika ve Türk Cumhuriyetleri Şube Müdürlüğü Noun, Organizations
Güneydoğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Noun, Place Names
Güney Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Noun, Place Names
Ortadoğu Dörtlüsü (ABD, AB, Rusya ve BM) Noun, Politics-Intl. Relations