new

  1. yeni (şey/madde/durum/nitelik), yeni çıkmış.
    a new book. a new concept of the universe. a new era. a new edition.
  2. yeni keşfolunmuş.
    a new chemical element.
  3. yeni (atanmış).
    a reception for our new minister.
  4. ek, ilâve, yeni.
    He sought new information on the subject. new gains.
  5. taze.
    small and good-tasting new potatoes.
  6. yeniden, yeni olarak, son zamanlarda, yakında, geçenlerde.
yeni evinde rahatça yerleşmiş olmak Verb
yaşamının yeni bir dönemine girmek Verb
hazır pazar bulmak Verb
ürünleri için yeni pazar bulmak Verb
kendini yeni işine ayarlamak Verb
yeni servetini teşhir etmek Verb
yeni hayatını zevkü sefa içinde geçirmek Verb
fikirlerini yeni koşullara uydurmak Verb
Belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda diğer yeni malların perakende ticareti (NACE kodu: 47.78) Noun, Trades-Professions
1990 Ford arabasını yeni bir model ile takas etmek Verb
(mal) kullanılmış ama yepyeni
yepyeni
acenteden çıkma
gıcır gıcır
acentadan çıkma
mevcut hissedarların bedelsiz olarak ihraç edilecek hisse senetlerinden salın almaya hak kazanmları şartıyla
satışa sunulan hisse sentleri
Noun
keşfetmek Verb
yakında ortaya çıkacak bazı haklar hariç
yenice
yepyeni
yeni alınmış
(kitaplık) yeni gelen kitaplar
yeni tayin
yeni tahsisat
yeniden dünyaya gelme
taze kan
yeni doğan bebek
yeni kaydedilmiş öğrenci
işe yeni alınmış memur
taze ekmek Verb
değişiklikler yapmaya hevesli yeni memur
yeni inşaat
yeni inşa edilmiş
yeni iş
sigorta müfettişi
yeni araba
yeni (hastalık) vakaları Noun
yeni sınıf
yenisınıf
teknik ve yönetim alanında seçkinler grubu
yeni basılmış madeni para
bir bölgenin ele geçirilmesi
bölgenin yerli sakinlerini yerlerinden uzaklaştırarak
turizmde
yeni gelen
yeni şirket
yeni inşaat
yeni baskı
yeni bir yol
yeni eleştiricilik: edebî eserlerin dil, hayal gücü, fikir ve heyecan bileşenlerine önem verip tarihî
ve biyografik unsurları ikinci plâna atan eleştiri türü.
new critic: yeni eleştirici.
Noun
yeni sistem: ABD'de 1930 yıllarında işsizlere iş bulmayı, toplumsal ve ekonomik durumu düzeltmeyi amaçlayan hükümet politikası. Noun
fakir ve dar gelirlileri koruma sistemi.
a new deal for farmers with higher meat and milk prices. Noun
new deal planı
yeni sistemci.
yeni sisteme benzer.
yeni sistemcilik.
(politika) yeni yöneliş
yeni bir yönelim
yeni ufuklar Noun
yeni tasarı
John Maynard Keynes okulundan kaynaklanan ekonomik politika görüşü
hükümetin mali ve para politikasınının depresyonun önünü almaya yardımcı olacağını ve düzenli ekonomik
kalkınmayı teşvik edeceğini savunan
yeni baskı
yeni seçim
firma yeni hisse senetleri Noun
son moda
yeni müessese
yeni kuruluş
politikada
yeni sima
yeni aday
yeni moda
yeni finansman
yeni frank. Noun
yeni sınırlar Noun
yeni finansman
yenisınırlar Noun
yeni kuşak
yeni nesil
(söz dizimi incelemelerinde matematik ve mantık simgelerini kullanan) yeni gramer. Noun
yeni ülke
yeni toprak
halfpenny ile ayni anlama gelir. yeni yarım-peni: eskisinin bir-iki katı değerinde yeni İngiliz bronz parası.
kurun son durumu
(US) yeni alınan işçi
yeni alınan işçi
yeni baskı
yeni sanayi
yeni uluslararası ekonomik düzen
yeni yatırım
yeni menkul kıymet ihracı
yeni tahvil
(US) yeni toprak
işlenmemiş toprak
yeni toprak
yeni sol
İngiltere'de eski libaral felsefeyi reddeden genç radikaller tarafından başlatılan sonradan özgürlük
ve bireyselliği engellediği inancıyla kudrete kar
satırbaşı
satır başı
yeni satır Information Technology
sonradan görme
türedi
1950'den beri bazı ABD okullarında okutulan kümeler kuramı üzerine kurulmuş matematik. Noun
yeni medya Noun, Advertising
yeni üye
yeni milletvekili
yeni aydınlatma yöntemi
yeni ay, hilâl, ayça. Noun
ayın ilk hilâl şeklinde görüldüğü zaman. Noun
Almanya'da Hitler rejiminin programı
yeni düzen
yeni talimat
yeni maaş politikası Noun
yeni peni, İngiliz lirasının 1/100 ü.
yeni başkan
borcunu ikrar etme
borcun ikrarı
yeni korumacılık
yeni yayımlar
yeni yayım
yeni devir
yeni çıkan plak
yeni seri
yeni hisseler Noun
yeni mal
(US) ikinci derece önemli hisse senetleri Noun
ikinci derecede önemli hisse senetleri Noun
ikinci derecede önemli hisse senet dileri Noun
yeni tayin
yeni tanrıbilim/ilâhiyat: 19'uncu yüzyıl sonlarında başlayan ve çağdaş kavramlarla bilimsel keşifleri
ve felsefe anlayışını din ile bağdaştırmayı amaç edinen, tutucu dinsel inanışlara karşı gelen dinsel hareket.
Noun
Londra Menkul Kıymetler Borsası'nda iki haftalık hesap döneminin son iki günü
garip, acayip, görülmemiş, işitilmemiş, alışılmamış, şimdiye kadar bilinmeyen.
Ideas new to us.
acemi.
Men new to such work.
yeni şehir
(Br) uydu şehir
yeni trend
yeni duruşma
iadei muhakeme
yeni hile
yeni kıymet takdiri
yeni baskı
yeni ziyaretçi Noun, Advertising
yeni atılım/hamle, yeni akın/cereyan, sanatta/edebiyatta/politikada töresel tutumdan ayrılma eğilimi. Noun
yeni akın/atılım öncüleri: bu eğilimin öncülüğünü yapanlar. Noun
ek yapı
kadın haklarını kazanmış kadro
yeni sözcük oluşumu
yeni yapılar Noun
yeni yıl. Noun
yılbaşı, yeni yılın ilk günleri. Noun

New Year's Day. Noun
yeni yöneliş
yeni bir seyir takip etmek Verb
yeni bir tutum benimsemek Verb
satırbaşı yapmak Verb
yeni etkinliklere girişmek Verb
yeni seçime gitmek Verb
yeni yatırım konusunda çekingenlik
birçok yeni şey ortaya çıkarmak Verb
yeni ihtiyaç yaratmak Verb
(deniz sigortası) hasara uğrayan eski parça yerine konulan yeni parça için yapılan indirim
eskime indirimi
yeni siparişlerde azalma
yeni görevler almak Verb
yeni bir hükümet kurmak Verb
yeni bir devlet kurmak Verb
yeni bir yol bulmak Verb
yeni şehir kurmak Verb
Mutlu Yeni Yıl
Mutlu yıllar.
yeni bir seviyeye erişmek Verb
yeni durumda
yeni bir politika getirmek Verb
yeni bir sistem getirmek Verb
yeni bir politika uygulamak Verb
piyasaya yeni bir ürün çıkarmak Verb
yeni bir hayat sürmek Verb
yeni bir büro kurmak Verb
yeni pazarlar açmak Verb
yeni pazarlar açmak Verb
yeni kaynaklar bulmak Verb
yeni ufuklar açmak Verb
(radyo reklam yayınında) yeni bir şarkı düzenlemek Verb
yeni bir oyun sahneye koymak Verb
yeni en yüksek kur kaydetmek Verb
(US) tarifeye yeni bir tren seferi koymak Verb
yeni bir anlam kazanmak Verb
(politika) yeni perspektif
yeni binaya taşınmak Verb
yeni bir etiket altında
çağ açmak Verb
yeni bir pazar elde etmek Verb