oath

  1. Noun ant, yemin.
  2. Noun küfür, lânet, sövme, küfretme.
    let/rap out an oath = utter an oath : küfür savurmak.
yeminle bağlı olmak Verb
yemininıbozmak Verb
yeminini bozmak Verb
yemin ettirmek, yeminli ifadesini almak.
A notary public is authorized to take oaths.
yeminini bozmak Verb
yemininıbozmak Verb
yeminle beyan etmek Verb
yeminle beyan etmek Verb
yeminli beyan
geçmiş veya halen mevcut vakıalarla ilgili yemin
yeminli beyan
(US) yeminli beyan (afidavit
(US) geçmiş veya halen mevcut olaylarla ilgili yemin
bir şeyi yeminle tasdik etmek Verb
yeminli şahitlik
yeminli tanıklık
avukatlık yemini
yeminle taahhüt altına girmek Verb
birini yeminle bağlamak Verb
yeminini bozma
sözünde durmama
yeminli broker
yeminle teyit etmek Verb
yeminle teyit
taç giyme yemini
taç giyme yemin
ciddi yemin (el kaldırmak , kutsal bir şey üzerine el koymak veya başka şekilde ciddiyet atfolunan yemin
el kaldırmak , kutsal bir şey üzerine el koymak veya başka bir şekilde cidd
ciddi yemin
kati yemin
davayı sonuçlandıran yemin
yemin yerine kaim olan beyan
yemin yerine kaim olan beyan
yeminli beyanı
yeminli beyan
yeminli beyan vermek Verb
birini yemininden ibra etmek Verb
yeminden sarfınazar etmek Verb
yeminli soruşturma
yeminli ifadesini almak Verb
yeminli ifade almak Verb
yalan yere yemin
yemin formülü
bir yemin ifadesinin düzenlenmesi Noun
birine yemin ettirmek Verb
kutsal kitap üzerine el basarak yemin etme
kutsal kitap üzerine basarak yemin etme
İncil üzerine yemin
yeminli ifade almak Verb
Hipokrat yemini
yemin etmeye zorlamak Verb
bozulmaz yemin
mahkeme huzurunda usulü dairesinde yapılan yemin
(US) bağlılık yemini
bağlılık yemini
(US) sadakat yemini
sadakat yemini
yeminli ifade vermek Verb
yeminli açıklamada bulunmak Verb
yeminli bir beyanda bulunmak Verb
yeminle bir beyanda bulunmak Verb
kitaba el basmak Verb
ant içmek Verb
yemin etmek Verb
yemin etmek Verb
ant içmek, yemin etmek, kitaba el basmak.
(Br) memuriyete giriş yemini
(Br) devlet memuriyeti yemini
devlet memuriyeti yemini
milletvekillerinin yemini
(Br) milletvekillerinin yemini
fakir borçlunun yemini
yeminli mal beyanı
(US) fakir borçlunun yemini (borcunu ödemek için hiç bir varlığı olmayan borçlunun mahkemede bir alacaklıyı
tanık göstererek bu konuda ettiği yemin ;
bir taahhüdün yerine getirileceğine dair tanrı veya kutsal bir şey üzerine
bir vaat veya taahhüdün yerine getirileceğine dair tanrı veya kutsal bir şey üzerine edilen yemin
birine yemin ettirmek Verb
birine yemin ettirmek Verb
(İskoçya) kısıtlı yemin
küfür savurmak Verb
yemin etmeyi reddetme
yemin etmeyi reddetmek Verb
bir yeminden kurtarmak Verb
bir yeminden muaf tutma
yeminden kurtarmak Verb
hazır yemin formu
bir yeminin belirlenmiş biçimi Noun
resmi yemin
yeminli ifade vermek Verb
yeminli ifade
tamamlayıcı yemin
tamamlayıcı yemin (taraflardan birine kanaatini güçlendirmek için hâkimce ettirlen yemin
ahdüpeyman etmek Verb
yemin etmek, ahdetmek.
He took (or swore) an oath to avenge himself: Öcünü almaya ahdetti.
büyük yemin etmek Verb
ant içmek Verb
ant and içmek Verb
yemin etmek Verb
ant içmek yemin etmek.
yemin etmek Verb
yemin etme
ant içme
yemin ettirmek Verb
sadakat yemini
yeminli tanıklıkta bulunmak Verb
yemin ederek tanıklık etmek Verb
yemin tahtında tanıklık
yemin altında tanıklık
(mahkemede) yemin ettirmek.
He swore on his oath that he had never been there. I'll take my oath on it!
bozulmamış yemin
yeminli
yeminli tasdikte bulunmak Verb
bir yeminin kutsallığını ihlal etmek Verb
bir yeminin bozulması
ihtiyari yemin (özellikle kazai olmayan işlerde ve kazai yetkisi olmayan bir memur veya merci önünde yapılan yemin
ihtiyari yemin
yeminli şahit
yeminli tanık
yemin ederken söylenecek sözler
sadakat yemini
yemini bozma
kati yemin
(Br) tereke tenfiz (uygulama) memurunun yemini
anlaşmazlık konusu değeri hakkında davacıya verilen yemin
anlaşmazlık konusunun değeri hakkında davacıya verilen yemin
mahkemenin zoruyla edilen yemin
isteği ile vatandaşlığını değiştiren birinin eski vatandaşlığını terki Noun
kendi isteği ile vatandaşlığını değiştiren kimsenin eski vatandaşlığını terk ettiğini teyit eden yemini Noun
bağlılık yemini
sadakat yemini
(medeni kanun) iftira yemini
kati yemin (dava veya savını kanıtlarla ispatlayan tarafın diğer tarafa teklif ettiği yemin
(US) yeminli mal beyanı
yeminli mal beyanı
yeminli ifade
(gümrük) yemin yerine kaim olmak üzere verilen kati ve sarih ifade
yeminle tanıklık yapma
yeminle tanıklık yapmak Verb
sadakat yemini
yeminli mal beyanı
(US) yeminli mal beyanı
(US) devlet memurunun görevine başlarken yapması gereken
devlet memurunun görevine başlarken etmesi gereken , şekli kanunla belirlen
şekli kanunla belirlenmiş yemin
sadakat yemini
tamamlayıcı yemin
taraflardan birine kanısını güçlendirmek amacı ile hâkim tarafından verilen yemin
şahitin yemin etmesi
ehlivukufun yemini
yemin etme
yemin yerine kaim olmak üzere verilen kati ve sarih ifade
birine yemin ettirmek Verb
birine yemin ettirmek Verb
birine yemin ettirmek Verb
yemin ettirmek Verb
yeminli beyanda bulunmak Verb
yemin ederek tanıklık etmek Verb
yeminli ifade vermek Verb
birine yemin ettirmek Verb
bir şey üstüne yemin etmek Verb
sadakat yemini etmek Verb
birine yemin ettirmek Verb
birine yeminini geri aldırmak Verb
birine yemininıgeri aldırmak Verb
(mahkemede) yemin ettirmek.
He swore on his oath that he had never been there. I'll take my oath on it!
yemin etmek : mahkeme dışı yemin
mahkeme huzurunda veya kazai bir takibat dolayısıyla yapılmayan yemin