physical

  1. bedensel, bedenî, bedene/vücuda ait, beden+.
    physical exercise.
  2. maddesel, maddî.
    the physical universe.
    physical impossibility: maddî imkânsızlık.
  3. doğa-bilimsel, fiziksel, fizikî.
    Is there any physical explanation for these strange happenings? physical science.
Hamam, sauna, solaryum salonu, masaj salonu ve benzeri yerlerin faaliyetleri (NACE kodu: 96.04) Noun, Trades-Professions
maddileşmek Verb
doğal insanbilim/antropoloji: insanın beden yapısındaki evrimsel değişmeleri ve yeryüzündeki ırkları
fiziksel ölçüler ve görünüş bakımından inceleyen antropoloji bölümü
fiziksel antropoloji Noun, Anthropology
dış görünüm Noun
maddi varlık
maddi varlıklar Noun
maddi kıymetler bütünüyle rehinli aktifler Noun
fiziki kapasite
fiziksel sermaye
maddi sermaye
fiziki sermaye
fiziksel özellikler Noun
fiziksel kimya.
fiziksel kimya Noun, Physics
maddenin hali
fiziki temas
üretim ve tüketimin dolaysız vergi ile denetimi
maddi hasar
fiziksel kusur
bedensel sakatlık
bedensel bozukluk
fiziksel bağımlılık Noun, Pharmacology
fiziksel özellikleri Noun
silahların maddi tahribi
fiziksel gelişim Noun, Medicine-Health
bedensel sakatlık Noun
fiziksel dağıtım
fiziksel dağıtım (ürünleri tüketicilere ulaşması için yapılan pazarlama çalışmaları Noun
beden eğitimi.
beden eğitimi Noun, Education-Training
beden eğitimi ve spor Noun, Education-Training
Beden Eğitimi ve Spor Bölümü Noun, Education-Training
Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü Noun, Education-Training
fiziksel çevre
fizik denklemi
sağlık muayenesi, sıhhî muayene.
beden egzersizleri Noun
jimnastik hareketleri Noun
maddi vakıa
algılanabilir gerçek
maddi vaka
maddi olay
bedeni beceri yeteneği
kondisyon
zindelik
sağlıklı olma
formunda olma
şahsa karşı kullanılan şiddet
fiili şiddet
maddi güç
bedeni güç
doğal coğrafya.
arazi teşekkülü jeolojisi
arazi kuruluş jeolojisi
doğal rizikolar
doğal rizikolar Noun
sağlık
maddi imkânsızlık Noun
maddi zarar
bedensel yaralama
bedeni hasar
fiili envanter sayımı
bedensel çalışma
(makine) teknik kullanım ömrü
maddi zaruret
gerçek şahıs
gerçek kişi, gerçek şahıs Noun, Law
(US) çevre ve inşaat planı
dolaysız zilyet
üzerinde veya yedinde bulundurma
fiili zilyetlik
maddi kaynaklar Noun
doğal bilim, tabiî ilim: fizik, kimya, astronomi gibi cansız maddelerin özelliklerini ve bunlarla ilgili
doğal yasaları inceleyen bilim.
fiziksel stok (satış ya da değiştirme fiyatı ile yapılan , belirli bir zamanda eldeki stok malın sayımı
fiziksel stok
fiili envanter sayımı
fiziki envanter
maddi güç
fizik tedavi uzmanı.
fizyoterapist Noun, Employment
fizik tedavisi, fizyoterapi.
fizik tedavi asistanı Noun, Employment
fizik tedavi merkezi Noun, Medicine-Health
nicel ciro
bedensel yapısı zayıf
yenileme giderlerinin değerlendirilmesi
bedensel değer
maddi değer
müessir fiil
beden tamlığı, vücut tamlığı
zor altında hareket etmek ; icbar vasıtası ; manevi zorlama ; fiziki zorlama ; birini zor altına sokmak
; birinin huzurunda sıkılmak ; çekingenlikle k
hareket yeteneğinin tamamıyla yitirilmesi
Beden Eğitimi ve Spor Bölümü Noun, Education-Training
Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü Noun, Education-Training
Mayın Temizleme SFGS Tedarik Şubesi Noun, Organizations
Birleşmiş Milletler Nükleer Maddelerin Fiziksel Korunmasına Dair Sözleşme Noun, International Law