stab

  1. (sivri bir aletle) yaralama(k).
  2. (bıçak/hançer vb.) saplama(k), bıçaklama(k), hançerleme(k), süngüleme(k).
    A young man has been stabbed
    to death: Bir genç bıçaklanarak öldürüldü.
  3. delme(k), saplanma(k), içine girme(k).
  4. bıçak/hançer/süngü yarası.
  5. ânî ve kısa ağrı/sızı/sancı/ıstırap.
  6. kısa girişim, deneme.
arkadan vurmak, ihanet etmek.
iğne ile zerkedilen bakteri (kültür).
stab (5)
şişlemek Verb
arkadan vurmak Verb
kalleşlik etmek Verb
kahpelik etmek Verb
ihanet, kalleşlik, kancıklık, arkadan vurma.
girişimde bulunmak Verb
denemek Verb
denemek, teşebbüs etmek.