1. etkili, etkin, tesirli, müessir.
    He made an effective speech. effective ways of reducing pollution.

    effective range: tesirli top menzili.
  2. işe yarar, yararlı, yarayışlı, elverişli, faydalı.
    effective measures. His efforts to improve the
    school have been very effective.
  3. yürürlükte, geçerli, mer'î.
    This law will become effective on New Year's Day.
  4. Askerlik2 mevcut, seferî, savaşa hazır (asker/ordu).
    effective troops.
  5. edimsel, fiilî, gerçek, hakikî, net.
    One's effective income after deductions: Kesintilerden sonraki net gelir.
  6. Maliye nakit para, efektif.
yürürlükte olmak Fiil
aşı tutmak Fiil
meriyete girmek Fiil
etkili olmak Fiil
yürürlüğe girmek Fiil
yürürlükten kalkmak Fiil
kanunen geçerli
işlemek Fiil, Hukuk
... tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Zarf
etkili abluka
etkin abluka
döner sermaye
önünden geçerken bir reklamı görebileceği tahmin edilen kişi sayısı
açık hava reklamcılığında
etkin rekabet İsim, Rekabet Hukuku
efektif CPM İsim, Reklamcılık
efektif CPM İsim, Reklamcılık
yürürlüğe girme tarihi İsim, Hukuk
bir şeyin yürürlüğe girme tarihi
yürürlük tarihi İsim, Hukuk
müşahede günü
efektif talep
fiili talep
belirli bir fiyatla satın alınmış bir mal ya da hizmet
aktif para talebi
hazır kuvvet
yayın tarihinde yürürlüğe giren
reklamcılıkta etkili
kanunen geçerli
geçerli senet
efektif faiz getirisi
efektif piyasa
tedavüldeki para
tedavül eden para
dolaşımdaki para
kullanılan kapasite
fiili verim
fiili maaş oranı
gerçek maaş
etkili koruma
etkin koruma
etkili menzil
efektif faiz
geçerli kur
(Br) azami vergi meblağı
efektif kur
etkin koruma oranı
etken koruma oranı
etken koruma kurları İsim
başarılı satış
etkili konuşma
efektif deposu İsim
(askerlik) mevcut (hazır) kuvvet
(askerlik) efektif kuvvet
efektif kuvvet Askerlik
fiili verg oranı
hazır birlikler İsim
rasyonel kullanım
rasyonel kullanımı
efektif değer
yatırım fiyatının bir yüzdesi olarak hesaplanması
getirinin
ekonomik kullanım
birine çok yardımı dokunmak Fiil
birine çok yardımı dokunmak Fiil