1. sayfa.
    There is a picture of a tree on this page .
  2. yaprak (kitap/defter).
    Someone has torn a page out of this book.
  3. kayda değer/önemli olay.
    a bright page page in Turkish history: Türk tarihinde parlak bir olay/şanlı bir sayfa.
  4. Matbaacılık bir sayfalık dizgi.
  5. iç oğlanı.
  6. otel garsonu, resmî kıyafetli el ulağı.
  7. uşak, hizmetçi.
  8. (kitap/defter vb. sayfalarını) numaralamak, numara koymak.
  9. hoparlörle çağırmak.
  1. İsim sayfa. A document on the World Wide Web. A Web page consists of an HTML file, with associated files for
    graphics and scripts, in a particular directory on a particular machine (and thus identifiable by an URL). Usually a Web page contains links to other Web pages.
  2. İsim sayfa. In a virtual storage system, a fixed-length block of contiguous virtual addresses copied as a
    unit from memory to disk and back during paging operations.
  3. İsim sayfa. In virtual memory systems, a unit of data storage that is brought into random access memory (RAM),
    typically from a hard drive, when a requested item of data is not already in RAM.
  4. Fiil sayfa. To send a message to someone at a remote location, usually via a beeper.
sayfaya sığdır Bilgi Teknolojileri
Sayfa başı Bilgi Teknolojileri
öteki kod sayfası İsim, Bilgi Teknolojileri
kod sayfası İsim, Bilgi Teknolojileri
kapak sayfası İsim, Bilgi Teknolojileri
iniş sayfası İsim, Reklamcılık
hedef sayfa İsim, Reklamcılık
istenen sayfa sonu Bilgi Teknolojileri
sonraki sayfa Bilgi Teknolojileri
sayfa yazıcı Bilgi Teknolojileri
sayfa sonu Bilgi Teknolojileri
sayfa numarası Bilgi Teknolojileri
sayfa düzeni Bilgi Teknolojileri
önceki sayfa Bilgi Teknolojileri
sayfa gösterimi İsim, Reklamcılık