1. İsim (bkz: mileage )
  2. İsim (belirli bir süre içinde mil olarak) alınan yol, (özellikle) bir arabanın yaptığı toplam yol.
    When
    one buys an old car, one usually asks what mileage = milage it has done. What's the mileage = milage on your car?
    Low mileage = milage car: az kullanılmış araba.
  3. İsim (mil olarak) uzaklık, uzunluk, mesafe.
  4. İsim
    mileage = milage allowance ile ayni anlama gelir. (mil başına verilen) yolluk/harcırah.
    He
    gets mileage = milage on trips he makes for the company.
  5. İsim (mil başına ödenen) taşıma ücreti, nakliye.
  6. İsim (1 litre/galon benzinle) alınan yol.
    We get good mileage = milage on this new car: Bu yeni araba az benzin yakıyor.
  7. İsim (bir şeyden sağlanan) yarar, fayda, çıkar, menfaat.
    There is more mileage = milage in this policy:
    Bu siyaset daha çok çıkar sağlayabilir.
    He was getting mileage = milage out of this: Bundan çok çıkar sağlıyordu.
geziye katılacakları almak için bir uçağın yolcusuz uçtuğu mesafe (mil olarak
navlun belgesi
gemiye yüklenen malın navlununu gösteren ve gemi acentesince yükletene gönderilen navlun kâğıdı
mesafeye göre hesaplanan taşıma ücreti

mileage = milage ile ayni anlama gelir. (mil başına verilen) yolluk/harcırah.
He gets mileage
= milage on trips he makes for the company.