condemn

  1. Verb kınamak, ayıplamak.
  2. Verb ele vermek, suçlu çıkarmak.
    His very looks condemn him: Suçlu olduğu/nasıl bir adam olduğu yüzünden belli.
  3. Verb mahkûm etmek, aleyhte hüküm vermek.
    to condemn a murderer to life imprisonment.
  4. Verb kullanılmaz diye hüküm/karar vermek, ıskartaya çıkarmak.
    The old ship was condemned and sold for scrap.
  5. Verb tedavi edilemeyeceğini beyan etmek.
  6. Verb zorlamak, mecbur etmek, zorunda bırakmak.
  7. Verb, Law (a) kamulaştırmak, istimlâk etmek, (b) elkoymak, müsadere etmek.
zapt edilen bir gemiyi seferden men etmek Verb
bir katili müebbet hapse mahkûm etmek Verb
gemiyi zapt etmek Verb
kanunen ganimet olarak yorumlamak Verb
asilikten mahkûm etmek Verb
özel mülkü kamulaştırmak Verb
ufak bir delil ile birini mahkûm etmek Verb
birini küçük delil ile mahkûm etmek Verb
birini ölüme mahkûm etmek Verb
asılarak idama mahkûm etmek Verb
mahkeme masraflarını ödemeye mahkûm etmek Verb
davacıya mahkeme masraflarını yüklemek Verb
birini dinlemeden mahkûm etmek Verb
depoya haciz koymak Verb
davalıyı mahkeme masraflarını ödemeye mahkûm etmek Verb
hapse mahkûm etmek Verb