hamper

  1. engel, mania.
  2. Maritime Traffic geminin çalışması için gerekli olmakla beraber işi zorlaştıran alet/makine vb..
  3. kapaklı büyük sepet, sepet sandık, çamaşır sepeti.
    a picnic hamper. a clothes hamper.
  4. engellemek, engel/mani olmak, engel/zorluk/müşkülât çıkarmak, zorlaştırmak, kösteklemek.
    The snow hampered my movement.
  5. karışmak, müdahale etmek, bozmak.