accommodation

  1. uyma
  2. intibak
  3. yerleşme
  4. uzlaştırma
  5. genelde tek yönlü uzlaşma yanlısı bir hareket sonucu uluslararası gerilimde gevşeme
  6. ödünç
  7. istikraz
  8. ev
  9. kat
  10. daire
  11. oda
  12. Noun otel odası
  13. ödünç alan kişi başka bir yerden para buluncaya dek geçecek kısa süre için borç verme
  14. düzenleme
  15. kısa vadeli (bilanço) cari borçlar
  16. Noun uygunluk, uyma, intibak.
  17. Noun uzlaşma, uyuşma, anlaşma.
    to come to an accommodation: uyuşmak, anlaşmaya varmak.
  18. Noun yerleş(tir)me, ağırla(n)ma, rahat, kolaylık.
    It would be a great accommodation to me if you could
    do it: Bunu yaparsanız bana büyük kolaylık olur.
    for your accommodation: size kolaylık olması için.
  19. Noun ödünç/borç para, ikraz, istikraz.
    accommodation bill: kefaletname, borç para alan birine kefil olduğunu bildiren belge.
  20. Noun, Theology bir metnin asıl maksat ve gaye dışında fakat ona benzer bir duruma uygulanması.
  21. Noun uyum: göz merceğinin cismin uzaklığına göre kendi kendini ayarlaması.
Konaklama (NACE kodu: 55) Noun, Trades-Professions
Konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri (NACE kodu: I) Noun, Trades-Professions
Tatil ve diğer kısa süreli konaklama yerleri (NACE kodu: 55.2) Noun, Trades-Professions
Tatil ve diğer kısa süreli konaklama yerleri (NACE kodu: 55.20) Noun, Trades-Professions
Oteller ve benzeri konaklama yerleri (NACE kodu: 55.1) Noun, Trades-Professions
Oteller ve benzeri konaklama yerleri (NACE kodu: 55.10) Noun, Trades-Professions
Diğer konaklama yerleri (NACE kodu: 55.9) Noun, Trades-Professions
Diğer konaklama yerleri (NACE kodu: 55.90) Noun, Trades-Professions
Barınacak yer sağlanmaksızın verilen diğer sosyal hizmetler (NACE kodu: 88.9) Noun, Trades-Professions
Başka yerde sınıflandırılmamış barınacak yer sağlanmaksızın verilen diğer sosyal yardım hizmetleri (NACE kodu: 88.99) Noun, Trades-Professions
Barınacak yer sağlanmaksızın verilen sosyal hizmetler (NACE kodu: 88) Noun, Trades-Professions
Yaşlılar ve bedensel engelliler için barınacak yer sağlanmaksızın verilen sosyal hizmetler (NACE kodu: 88.1) Noun, Trades-Professions
Yaşlılar ve bedensel engelliler için barınacak yer sağlanmaksızın verilen sosyal hizmetler (NACE kodu: 88.10) Noun, Trades-Professions
yardım ve barınak
banka hatır senedi
ister bireyin kendi senedi üzerine
ister kendine borçlu bulunulan başka birinin senedinin cirosu üzerine müşteriye verilen kısa süreli bir banka kredisi
banka kolaylıkları Noun
uzlaşmaya varmak Verb
mürettebat yeri
borsa ve kambiyo simsarlarının bankalardan sadece bir günlüğüne aldığı kredi
borsa ve kambiyo simsarlarının bankalardan sadece bir günlüğüne aldıkları Noun
oturacak yer
ücretsiz yatma
ücretsiz iaşe ve ibate
grup intibakı
tatilde kalma yeri
tatil de kalma yeri
hastaneye yatırma
hastaneye yatma
otele yerleşme
otel odası Noun
otelde kalma
otele yerleştirme
otel de kalma
küçük otel
oturma olanağı
büro olarak kullanılacak odalar
yolcu yerleştirme
intibak süreci
geçici bir yer kiralamak Verb
kalınacak yer
dinlenme yeri
oturulacak yer
yatacak yer.
depolama tanzimi
borç almak Verb
turistik konaklama
turist konaklama yeri
turist yerleştirme
banka nız hangisi banka hatır senedi
hatır kabulü
mektup bu gönderme adresi
sadece postanın geldiği adresi
yazışma adresi
bir şirketin gerçek adresi olmayıp
konut tazminatı
düzenli posta seferi yapan gemiler için rıhtımda ayrılan yer
(herhangi bir karşılık beklemeden başka birine yardım amacıyla ciranta olarak imzalanan senet
muvazaa senedi
hatır bonosu Noun
hatır senedi
iskân bürosu Noun
para çeken tasarruf sahibinin belirttiği üçüncü bir şahsa ödenecek olan
bir derneğin bankadaki hesabına yazdığı çek
karşılıksız ciro
hatır cirosu Noun
hatır cirantası Noun
konaklama imkânları Noun
hatır cirosu Noun
hatır cirantası Noun
gemi merdiveni
borda iskelesi.
bir kasabaya veya pazar yerine yakın olduğu için benzeri normal bir araziden daha yüksek kira geliri
sağlayacak özel çiftlik arazisi
spekülasyon amacıyla satın alınmış araziler Noun
geçici kredi
intikal kredisi
hatır bonosu düzenleyen
finansman senedi
hatır bonosu Noun
bir uyuşmazlığın halli
mutabakat Medicine-Health
bir ya da birden çok kişi tarafından ciro edilen senet
hatır senedi
hatır bonosu Noun
senedin ilk imza sahibine banka kredisi almasını mümkün kılan
hatır senedini imzalayan
sonradan gizlice alınan fazla paranın kendisine iadesi Noun
rüşveti örtbas etmek amacıyla bile bile müşteriden fazla para alınıp
kalmak acak yer mevcuttur
anayoldan uzaktaki evlerde yaşayan kişiler için yapılmış yol
özel yol.
(US) birçok istasyona uğrayan yolcu treni
her istasyonda duran yolcu treni
ev, daire.
anayoldan uzaktaki evlerde yaşayan kişiler için yapılmış yol
kamulaştırma hakkını kullanan bir demiryolu şirketinin onarmak veya yapmak zorunda olduğu köprü
önceden otelde rezervasyon yapmak Verb
iki geceliğine bir oda rica ediyorum
alacaklılarla uzlaşmak Verb
yirmi kişilik oturmak acak yer mevcuttur