cream

  1. kaymak, krema.
    Have some cream in your coffe.
    whipped cream: köpüklü kaymak.
    clotted
    cream: İngiliz kaymağı.
    cream bun/cake: kaymaklı pasta.
    cream puff: içi kremalı pasta.
    cream of lime: kireç kaymağı.
    sour cream: pestikân.
  2. krem, cilt kremi, merhem.
    face cream: yüz kremi.
    skin cream: cilt kremi.
    cold cream:
    yağlı cilt kremi.
    Put some of this cream on that burn: Yanık üzerine şu merhemi sür.
  3. koyuca/ kaymak kıvamında yapılmış çorba, tatlı vb.
    cream of chicken/mushroom soup.
    cream sauce:
    beyaz sos.
    a chocolate cream.
  4. öz, (bir şeyin) en iyisi, ilerigelen, kalburüstü.
    the cream of society.
  5. krem rengi, açık bej.
    cream colored: krem renginde, sarımsı beyaz.
  6. kaymaklanmak, kaymak bağlamak.
  7. köpür(t)mek.
  8. krema haline getirmek.
  9. (tavuk, sebze vb.'ni) krema veya kremalı sosla pişirmek.
    creamed chicken/potatoes.
  10. (sütten) kaymak çıkarmak/yapmak.
  11. kaymağını ayırmak/almak.
  12. kaymağını (en iyi kısmını) almak.
  13. krem sürmek, kremlemek.
  14. yenmek, mağlûp etmek, dövmek, pestilini çıkarmak, pataklamak, tepelemek.
Dondurma imalatı (NACE kodu: 10.52) Noun, Trades-Professions
kaymak
yüz kremi, cilt kremi. Noun
çifte kaymak, kalın kaymak. Noun
kaymak bağlamak Verb
mobilya cilası
patlıcanlı dondurma Noun, Food-Kitchen
(tam yağlı) kaymak/krema. Noun
dondurma.
chocolate ice cream . Noun
(ticarî anlamda) süt, yumurta akı, nişasta vb. ile yapılan dondurmaya benzer yiyecek. Noun
hafif kaymak, yağ oranı az olan kaymak Noun
karışık dondurma
dondurma yapmak Verb
kremalı salata sosu Noun
krem halinde tıraş sabunu
ekşi krema, pestiken. Noun
az yağlı krem
kaymak.
toplumun üst tabakası Noun
kazançları toplamak Verb
başarı vaat eden bölgede reklam kampanyası Noun
yumuşak (beyaz) peynir, yağlı peynir.
krema külâhı: külâh şeklinde içi kremalı hamur tatlısı.
dondurma.
bir hikâyenin özü
yukarı tabaka
krem tartar, potasyum bitartrat, KHC4H4O6: hamur kabartıcılara karıştırılan beyaz toz.
seçme, seçkin, güzide, en iyi(si).
kaymağını ayırmak/almak, içinden en iyisini ayırmak/seçmek/almak.
We should cream off the cleverest
pupils and send them to a special school.
trafiği kolayca açmak Verb
(a) içi kremalı pasta, (b)
argo korkak, kız gibi kimse, mıymıntı, pısırık, zayıf, kuvvetsiz, güçsüz.
kremlemek Verb
üstü çikolatalı kremalı pasta.
dondurma külahı
dondurma kaşığı Noun, Food-Kitchen
tıraş kremi/ sabunu.
shaving brush: tıraş fırçası.