curiosity

  1. Noun merak, tecessüs.
    out of curiosity: merak/tecessüs saikasiyle/nedeniyle.
    She did it out of curiosity.

    arouse/raise/whet one's curiosity: merak uyandırmak, dikkati çekmek.
    satisfy one's curiosity: merakını gidermek/tatmin etmek.
  2. Noun acayiplik, gariplik, garabet.
  3. Noun ilginç/nadir/garip/dikkati çeken şey, tuhaf/acayip şey.
    curiosity shop: hediyelik eşya dükkânı.
  4. Noun dikkat, itina, titizlik, müşkülpesentlik.
meraktan çatlamak Verb
sırf merak saikiyle
...'in ilgisini çekmek Verb
tecessüs
antikacı dükkânı
antika değeri
antikacı