disaster

  1. Noun felaket, âfet, bela, musibet, facia, büyük kaza.
    A destructive fire, flood, erathquake or shipwreck
    is a disaster. The election results will bring political disaster.
  2. Noun uğursuzluk, talihsizlik.
uçak kazası
bir facianın eşiğinde olmak Verb
şirketin uğradığı kötü durum
ortak bir facia sonucu ölmek Verb
deprem felaketi
ekolojik facia
ekonomik felaket
mali yıkım
mali kriz
sel felaketi Noun
felaket haberi vermek Verb
yaklaşan felaket Noun
deniz faciası
maden ocağı faciası
para faciası
doğal afet
tabii afet
facia yerinde
felaketin eşiğinde
felakete uğramış
milli facia
tren kazası
felaketin eşiğinde
tren faciası
görülmedik facia
felaketzede
Afet ve Acil Durum Yönetimi Noun, Organizations
Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi Noun, Organizations
(a) felaket bölgesi: felakete/âfete (sel, deprem vb.) uğramış bölge, (b) hükümetin âcil yardım sağladığı bölge.
deniz faciası
felaket işleri kurulu
felaket önleme
felaket önleme kurulu
yıkım onarımı Information Technology
acil durum kurtarma planı Noun, Management
felakete uğrayanlara yardım
afet yardımı
felaket senaryosu Noun
felaket haberi veren sinyal
felaket durumu
felakete uğramış
doğal afet sonucu hasar ve hayvanlarda zarar meydana geldiğini bildiren beyanname
aynı anda ölüm faraziyesi
doğal afete karşı sigorta
Afet İşleri Genel Müdürlüğü (AİGM) Noun