glass

  1. cam.
    Windows are made of glass.
    frosted/ground glass: buzlu cam.
    plate glass: dökme
    cam, ayna camı.
    pyrex glass: ateşe dayanıklı cam.
    stained glass: renkli cam.
  2. cama benzer madde: ergimiş boraks, yanardağ camı vb.
  3. camdan yapılmış şey: pencere vb.
    cupping glass: hacamat şişesi.
    graduated glass: taksimatlı
    şişe/boru.
    grown under glass: limonlukta yetiştirilmiş.
  4. bardak, kadeh.
    drinking glass: su bardağı.
    He knocked a glass off the table.
  5. ayna.
    looking glass: ayna.
  6. mercek, büyüteç, adese, pertavsız.
    magnifying glass = reading glass: büyüteç.
  7. barometre.
    The glass is falling, it's going to be wet.
    weather glass: barometre.
  8. cam eşya.
    glass and china: cam ve porselen eşya.
    cut glass: billûr, kristal, elmastraş.
  9. bir bardak dolusu.
    to drink a glass of water.
  10. dürbün, teleskop.
    field glass(es): (çifte) dürbün.
    spy glass: tek dürbün.
  11. camlı, camdan yapılmış, cam+.
    a glass tray/dish. the glass industry: cam sanayii.
  12. camlamak, camla kaplamak.
  13. yansıtmak.
lamel (mikroskopta numunenin altına sıkıştırıldığı küçük cam) Noun, Testing
bardağını ağzına kadar doldurmak Verb
Diğer camların imalatı ve işlenmesi (teknik amaçlı cam eşyalar dahil) (NACE kodu: 23.19) Noun, Trades-Professions
Düz cam imalatı (NACE kodu: 23.11) Noun, Trades-Professions
Cam ve cam ürünleri imalatı (NACE kodu: 23.1) Noun, Trades-Professions
Cam elyafı imalatı (NACE kodu: 23.14) Noun, Trades-Professions
Çukur cam imalatı (NACE kodu: 23.13) Noun, Trades-Professions
birinin şerefine kadeh kaldırmak Verb
Belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda hırdavat, boya ve cam perakende ticareti (NACE kodu: 47.52) Noun, Trades-Professions
Düz camın şekillendirilmesi ve işlenmesi (NACE kodu: 23.12) Noun, Trades-Professions
takma
mimari cam Noun, Glass Industry
sanatkârane işlenmiş renkli cam. Noun
bu camdan yapılmış eşya (bardak, lamba, vazo vb.). Noun
arka cam Transport
bira bardağı
bell jar
çan şeklinde kavanoz. Noun
cam üflemek Verb, Glass Industry
adi cam
şişe camı
buzlucam
pencere camı
sırça
cam kırığı
kurşun geçirmez cam Noun
büyüteç, pertavsız: güneş ışıklarını bir noktaya toplayıp o noktayı tutuşturan cam. Noun
şampanya kadehi Food-Kitchen
endam aynası: yatay bir eksen etrafında dönebilen büyük ayna. Noun
lâmel: mikroskopta incelenen örneğin üzerine konulan ince cam. Noun
bir yüzeyi korumak için üzerine kaplanan ince cam tabakası. Noun
kırılım imleci küçük olan optik cam. Noun
eski usul üflenerek yapılan cam. Noun
buzlucam
kristal bardak
billûr, kristal. Noun
gün ışığı camı
Seramik-Cam Bölümü Noun, Education-Training
duble kadeh
el dürbünü Noun
camlamak Verb
bir pencere camındaki çatlak
en iyi cins cam: Pb, K, Na ve Si içeren ve mercek yapmakta kullanılan kırılım imleci yüksek bir cam.
düz cam: ergimiş kalay üzerine ergimiş cam hamuru dökerek yapılan düzgün yüzeyli cam. Noun
ön cam
buzlucam
buzlu cam
su seviye camı
cam fanus
yeşil/âdi cam. Noun
parlatılmış cam. Noun
cam tozu. Noun
el aynası. Noun
el büyüteci, pertavsız. Noun
kum saati Noun
mürekkep hokkası Noun
ısıcam Construction
kurşunlu cam, bileşiminde kurşun oksit bulunan cam. Noun
sodium silicate Noun
minuta Maritime Traffic
ayna. Noun
ayna camı. Noun
büyüteç
pertavsız
dereceli bardak
ölçü kabı/bardağı, dereceli bardak.
beyaz/süt renginde bardak.
opaline ile ayni anlama gelir. Noun
büyülteç
objektif
opera dürbünü. Noun
optik cam: mercek vb. yapmakta kullanılan yüksek kaliteli, homojen, renksiz cam.
pencere camı
parfe bardağı: bu tatlının içine konulduğu ince, uzun, sapı kısa bardak.
(pencereler arasındaki duvara konan) boy aynası. Noun
plate ile ayni anlama gelir. kalın pencere/ayna camı.
buzlu cam
kalıp camı, kalıpla şekil verilmiş cam.
sıcağa dayanır cam
tek camlı gözlük, monokl.
barometre
kadeh kaldırmak Verb
büyüteç
küçültücü mercek/ayna. Noun
kırılmaz cam
kum saati Noun
kırılıp dağılmayan cam
cam levha. 17
sheet iron: (demir/çelik) saç, teneke.
tekli dürbün
aydınlık camı
cam ipliği.
tek dürbün
vitray
renkli cam
çay bardağı Noun, Food-Kitchen
renkli cam
buzlucam
Venedik kristali.
kelebek camı Transport
ayna otu.
(Specularia speculum-veneris). Noun
saat camı
(watch crystal ile ayni anlama gelir.
). Noun
Sodyum silikat, cam suyu 2Na2O.SiO2. Boya, basım, kâğıt ve yanmaz kumaş yapımı
vb. işlerinde kullanılır katı veya sıvı madde.
su bardağı. Noun
(filizlenen bitkiler için) su kabı. Noun
(kazanlarda) seviye göstergeci. Noun
su altı göstergesi: ucu camlı uzun bir boru olup su altındaki cisimleri görmek için kullanılır. Noun
sucamı sodyum/potasyum tetrasilikat.
waterglass şeklinde de yazılır. Noun, Chemistry
barometre
pencere camı
kadeh
şarap kadehi Food-Kitchen
telli cam.
telli cam
cam ve porselen eşya dükkânı
cam kumbarası Noun, Waste Management
cam çubuk
cam boncuk
cam fanus
cam fanusu
cam üfleme, üfleyip şişirerek şişe/ampul vb. yapma. Noun
ampul
camekân
vitrin
cam muhafaza
cam tavan (bir kariyerde ilerlemeye set çeken görünmez engel
cam tavan Noun, Human Resources
cam kırılması tazminat talebi
cam silici
cam bezi
sırlı depo soğutma tertibatı
cam kapak
camcı kalemi
cam kesici
cam/takma göz. Noun
açık renk göz. Noun
cam lifi Noun, Textile Industry
cam sanayi
cam sanayii Noun
cam kırılmasına karşı sigorta
pencere camı sigortası Noun
dayanıksızlık, metanetsizlik, (boks) bir yumrukta devrilme. Noun
külrengi kör yılansı
(Ophisaurus apus): Doğu ABD'de bulunan ayaksız, çok uzun kuyruklu, kuyruğu
kolayca kopan bir tür kertenkele.
Noun
cam fırını
cam nakkaşı
cam pano
cam-zımpara kağıdı: bir yüzüne tutkalla ince cam tozu yapıştırılmış perdah kâğıdı. Noun
cam kâğıdı: çok ince cam elyafından yapılmış ateşe, neme vb. dayanıklı kâğıt. Noun
cam bölme
cam boru
hafif suçiçeği hastalığı. Noun
cam kumbarası Noun, Waste Management
cam çatı
cam levha
lam (mikroskopta numunenin üzerine koyulduğu büyük cam) Noun, Testing
külrengi kör yılansı
(Ophisaurus apus): Doğu ABD'de bulunan ayaksız, çok uzun kuyruklu, kuyruğu
kolayca kopan bir tür kertenkele.
Noun
glass lizard Noun
camlı-sünger
(Triaxonida): kuruyunca cama benzeyeyn bir tür sünger. Noun
sırlı depo soğutma tertibatı
sırça işleri Noun
cam pamuğu, cam yünü, cam elyafı. Noun
vantuz çekmek Verb
bir bardak şarabı reddetmemek Verb
(boksör) bir yumrukta yere serilmek.
içkiyi fazla kaçırmak, (zilzurna) sarhoş olmak.
camlatmak Verb
içkiyi fazla kaçırmak Verb
objective ile ayni anlama gelir. (optik) nesne merceği, objektif: mikroskop, teleskop vb. optik
aletlerde cisme bakan mercek (düzeni).
Sırça evde oturan taş atmaktan sakınmalıdır: (a) Göreceği karşılıktan incinenler sözlerine/yaptıklarına
dikkat etmelidir; (b) Kendinde bir kusur varken başkalarını aynı kusurla suçlamamalı, (c) Senin yaptıklarını yapanları kınama.
cam sigortası Noun
kavanoz
birine bir bardak bira ısmarlamak Verb
Seramik-Cam Bölümü Noun, Education-Training