loss

  1. Noun kayıp, kaybetme, zayi etme, yitirme.
    loss of blood: kan kaybı.
    loss of prestige: itibarını
    kaybetme.
    loss of heat: ısı kaybı.
    loss of civil rights: medenî haklarını kaybetme.
    loss of time: zaman kaybı.
    loss of opportunities: fırsat kaybı, fırsatların elden kaçması.
  2. Noun kaybolma, yitme, yitik, yitim.
    to discover the loss of a document: bir belgenin kaybolduğunu farketmek.

    loss of voice: ses yitimi.
  3. Noun kayıp, kaybolan kimse/şey.
    to suffer the loss of one's friends.
  4. Noun zayiat, kaybolan miktar.
    The loss from the robbery amounted to a week's salary.
  5. Noun zarar, ziyan, dokunca.
    loss of profit: kârdan zarar, mahrum kalınan kâr.
    a dead loss: tam ziyan, herşeyi kaybetme.
  6. Noun (yarışma/mücadele vb.) yenilgi, yenilme, kayıp.
    the loss of a bet/of a battle.
  7. Noun israf.
  8. Noun azalma, düşme.
    the loss of engine speed at high altitudes.
  9. Noun yokolma, telef (olma).
    the loss of a ship by fire.
  10. Noun, Military (a) can kaybı, telefat, (b)
    losss: zayiat, kayıplar, savaşta ölenlerin sayısı.
  11. Noun, Insurance hasar.
    average loss: kısmî hasar.
    total loss: tam hasar, tam zarar, onarılmaya değmeyecek derecede büyük hasar.
  12. Noun (buharlaşma vb.) eksilme, azalma, fire.
arızi zarar
muhasebe kaybı
uğranan zararın gerçek değeri
vergiden düşülebilen zarar
yıllık zarar
beklenen zarar
çaresiz
zararına (satış
avarya zararı
bagaj kaybı
kan kaybı Noun, Medicine-Health
kemik erimesi Noun, Diseases
defter zararı
muhasebe zararı
muhasebe defterinde görünen zarar
muhasebe defter inde görünen zarar
defterde gözüken zarar
işletme zararı
işletme kaybı
kapasite kaybı
sermaye zararı
sermaye kaybı (sabit varlıkların satışında veya değişiminde defter değerlerine göre uğranılan zarar
sermaye kaybı
müteakip yıllara aktarılan açık
net zarar
farkına varılmadan kalan zarar
(taşıyıcı) tanınmayan ziyan
müsadere yüzünden uğranılan zarar
müsadere yüzünden uğranan zarar
sonucunda meydana gelen zarar
dolaylı kayıp
dolaylı zarar
büyük zarar
sabit zarar
hükmi tam ziyan (gemi ve taşıdığı yükün ciddi hasar görmesi
tahrip edilmeden hasar gören ancak astarı yüzünden pahalıya çıkacak tamir gerektiren zarar
kredi zararı
para kaybı
döviz kaybı
kesin kayıp
mahsup edilebilir zarar
direkt zarar
değeri saptanabilir hasar
değeri saptanabilir zarar
döviz kaybı
beklenen zarar Noun, Banking
yangın hasarı
kazanç/zarar
kumar kaybı
altın kaybı
brüt kayıp
brüt zarar
satış fiyatının maliyetin altına düşmesi
brüt kaybı
saç dökülmesi Noun, Diseases
yükseklik kaybı
düşme yüksekliği kaybı
işitme kaybı Noun, Medicine-Health
değer düşüklüğü zararı Noun, Accounting
değer düşüklüğü kaybı Noun, Accounting
büyük zarar ziyan
yangın hasarı
uğranılan zarar
önemsiz zarar
şirketlerarası zarar
depo mevcudu zararı
yatırım zararı
tazmin edilemeyecek zarar-ziyan
telafi edilemeyen zarar
telafisi mümkün olmayan zarar ziyan
telafi edilemeyecek zarar
telafisi mümkün olmayan zarar
telafisi mümkün olmayan kayıp
iş kaybı
(taşıyıcı) tespiti mümkün zarar
broker ile sigortacı arasında plasman görüşmeleri yapılırken taraflardan biri veya her ikisi tarafından bilinen hasar
(yük) kabul edilen zarar ziyan
kredi zararı
üretim zararı
denizde uğranılan zarar
fiyat düşürmekten uğranılan zarar
kambiyo kuru kaybı
piyasa kaybı
hafıza kaybı Noun, Medicine-Health
hafif hasar
para kaybı
ipotek zararı
doğal fire
doğanın verdiği fire
net zarar (bir muhasebe döneminde toplam harcamaların toplam gelirleri aştığı miktar
net zarar
normal zarar
faaliyet zararı
işletme kaybı
işletme zararı
toplam zarar
zarar tutarı
toplam zarar
kısmi zarar
kısmi ziyan
ortaklık zararı
para zararı
para kaybı
para zarar ziyanı
güç kaybı
kuvvet kaybı
(gemi) uzun süredir görülemeyen ve haber alınamayan ancak battığına dair kanıt olmayan gemi
mal kaybı
tazmin edilebilir zarar
yeniden değerlendirme zararı
vergi kaybı
tam ziyadan kurtarıldığında varış yerlerine gönderileceği yerde satılırsa
satış değeri ile sigortalı değer arasındaki fark
sigortalı yükler Noun
tasarruf kaybı
ağır zarar
ziyan
ağır kayıp
(sigorta) kaza hasarı
kıymetli kâğıtları satması yönünde brokere verilen talimat
fiyatların belirli bir düzeyin altına düşmesi durumunda
kayba uğramak Verb
zarar etmek Verb
mutazarrır
uğranılan zarar
vergi kaybı
vergi kaybı
toprak kaybı
tazminat
sigorta edilenin bütünüyle kaybı veya tamir kabul etmeyecek şekilde hasara uğraması
tam hasar
umumi ziya
ticari fire
kur farkı gideri Noun, Accounting
önemsiz kayıp
önemsiz hasar
(sigorta şirketi) yol boyu uğranılan zarar
ihraç kaybı
beklenmeyen zarar Noun, Banking
(ev) kiracısız kalmaktan uğranılan zarar
ücret kaybı
maaş kaybı
savaş zararı
kilo verme Noun, Medicine-Health
kilo kaybı Noun, Medicine-Health
zarar hesabı
zarar-ziyan dispeççisi
sigorta şirketi ile poliçe sahibi arasındaki sigorta bedelinin ödenmesini düzenleyen kişi
zarar dispeçeri
hasar tespit görevlisi
zarar dispeçi
hasar tespiti
zarar tespiti
hasar tespiti
dispeçör
hasar tespit memuru Noun
eksi bakiye
zarar bakiyesi
geriye nakledilen zarar
hasar tazminatı
zarar tazminatı
hasar olayı
hasar maliyetinin sigortacı tarafından tahmini
zarar ziyana uğrama
zarar-ziyana uğrama
hasar eksperi
hasar rakamları Noun
hasara uğrama sıklığı
zarara uğrayan
zarar minimizasyonu
kayıp üstüne kayıp
kayıp üstüne kaybı
dayin-i mürtehin Noun
rehin alacaklısı Banking
hasar tazminatını ödeme
hasarın önlenmesi
zarar oranı (toplanan primlerle uğranılan zararlar arasındaki oran
zararı dağıtma
hasarı paylaşma
kayıp ybı raporu
(sigorta) hasar yedeği
zarar karşılığı
zararına satış
hasar tazminatı
hasar tazmini
zarar tarafı
kayıp istatistiği