public

  1. genel, umumî, halka/umuma ait, kamu+.
    public affairs/services: kamu işleri/hizmetleri.
    The
    pollution is a hazard to public health.
    The project has attracted significant public support: Proje halktan geniş ölçüde destek gördü.
  2. halka/umuma mahsus, halka açık.
    public parks: halka mahsus park.
    public library: halk kütüphanesi.
  3. kamu malı.
  4. halk+, halkın katıldığı.
    a public demonstration.
  5. kamu görevlisi, halka hizmet eden.
    a public official.
  6. açık, alenî, herkesçe bilinen/duyulan.
    a public scandal.
  7. ünlü, tanınmış, herkesin tanıdığı, meşhur.
  8. halka hitap eden.
    a public speaker.
  9. kamu yararına.
  10. evrensel.
  11. halk, ahali, toplum, umum.
    The gardens are open to the public.
  12. (belirli) kimseler, (belirli bir) grup/topluluk, kütle.
    The reading public: okuyan kütle.
    the
    book-buying public: kitap alan kimseler.
  13. seyirciler.
    The popular actor has a large public .
serbest muhasebeci mali müşavir Noun, Accounting
yeminli mali müşavir Noun, Accounting
Yabancı Resmi Belgelerin Tasdikten Muaf Tutulmasına Dair Sözleşme Noun, International Law
kirli çamaşırlarını ortaya dökmek Verb
Genel kamu idaresi faaliyetleri (NACE kodu: 84.11) Noun, Trades-Professions
halkı kendi tarafına çekmek Verb
kamuoyu kendinden yana olmak Verb
halkın gözünde itibarıni kaybetmek Verb
Piyasa ve kamuoyu araştırma faaliyetleri (NACE kodu: 73.2) Noun, Trades-Professions
Piyasa ve kamuoyu araştırma faaliyetleri (NACE kodu: 73.20) Noun, Trades-Professions
halk arasındaki şöhretini sürdürmek Verb
proaktif halkla ilişkiler Noun, Public Relations
Elektronik Mahkeme Belgeleri Erişim Sistemi . ABD mahkemelerinin belgelerine online erişim sağlayan UYAP benzeri sistem. Noun, Law
serbest muhasebeci Noun, Accounting
Kamu yönetimi ve savunma; zorunlu sosyal güvenlik (NACE kodu: O) Noun, Trades-Professions
Kamu yönetimi ve savunma; zorunlu sosyal güvenlik (NACE kodu: 84) Noun, Trades-Professions
Kamu düzeni ve güvenliği ile ilgili faaliyetler (NACE kodu: 84.24) Noun, Trades-Professions
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu Noun, Law
(iddianamenin) yüzüne okunması Noun, Law
Halkla ilişkiler ve iletişim faaliyetleri (NACE kodu: 70.21) Noun, Trades-Professions
aleniyet Noun, Law
kamu hukuku tüzel kişisi Noun, Law
reaktif halkla ilişkiler Noun, Public Relations
halkın gözünde itibarını düşürmek Verb
birinin kirli çamaşırlarını ortaya dökmek, gizli rezaletleri/yolsuzlukları açığa çıkarmak.
halka açılmak Verb
özel şirketin hisse senetlerini satışa çıkararak halka açılması
amme
alem
kamu erişimi
kamu kuruluşlarının bankalardaki hesapları Noun
(Br) umumi muhasebe
yönetmelik
mevzuat
amme idaresi
umumi yol
açık ilan
kamu tutumu
(US) hazine avukatı
açık arttırma
açık artırma
herkese açık görüşme
kamu yetkilileri Noun
kamu bilinci
hamam
kamu çıkarı
resmi abluka
kamu teşkilatı
kamu sicili
kamu borçları Noun
sınır işareti olarak tayin olunan şeyler
kamu bütçesini hazırlama
devlet işi
devlet memuriyeti
kamu taşıt aracı
kanunun kınaması
tanınan kişi
popüler kişi
harçlar sosyal yardım
halka açık şirket
halka açık limitet şirket
halka açık limited şirket
halkın güveni
kamu inşaatı
devlet sözleşmesi
(US) denetleyici çoğunluk hissesinin devlete ait olduğu bir şirket
kamu tüzel kişisi
devlet alacaklısı
kamu açığı
resmi mevduat
(Br) Bank of England'da tutulan devlet kuruluşlarının hesap bakiyesi
kamu lehine irtifak
milli ekonomist
milli ekonomi
milli eğitim
devlet memuriyeti
kamu soruşturması
kamu işletmesi
(Br) iflasını ilan eden bir borçlunun katılması gereken ve alacaklıları ile resmi iflas görevlileri tarafından
iflasın nedenleri ile iflas bildirgesin
kamu harcamaları Noun
kamu giderleri Noun
arabalı vapur
halk bayramı
kamu maliyesi Noun
hayırsever vatandaş
kamu görevlisi
seyirci galerisi
umumi garaj
umumi menfaat
umumi tehlike Law
kamu trafik yolu
karayolları Noun
devlet hastanesi Noun, Public Health
umumun teftişi
kamu kurumu Noun, Public Administration
âmme müessesesi
kamu kuruluşu
amme menfaati
halkın ilgisi
çamaşırhane
üniversite dersi
umumi kütüphane
kamu hayatı
kamu araçları Noun
açık oturum
umuma açık toplantı
halka açık toplantı
kamu zihniyeti
diplomatik elçi
umum zarar
kamu tekeli
kamu tekeli (PTT hizmetleri ile demiryolları gibi kamu hizmeti niteliğindeki devlet tekelleri Noun
kamu ihtiyacı
umuma duyurma
umum için zararlı olan fiiller
umumi huzur bozma
kamu işi
amme işi
ihraç edilmiş menkul kıymetlerin halka satılması
devlet memuriyeti
(Br) üniversite sözcüsü
kamu düzeni Noun, Law
asayiş
kamu mülkiyeti
umumi huzur
devlet emekli maaşı
kamu performansı
egemen bir devletin temsilcisi
umumi mahal
kamu politikası Noun
kamu çıkarı
bir devlet memuruna devlet tarafından verilen yetki
devlet basımevi
kamu alımları Noun
kamu mülkiyeti
devlet kesesi
devlet kasası
kamu gelirleri Noun
devlet geliri
ilan suretiyle ödül vaadi
umumi yol
umum yol
milli güvenlik
açık artırma ile satış
açık artırmayla satış
kamu sektörü Noun, Economics
kamu kesimi
devlet memuru
kamu görevlisi Noun, Public Administration
amme hizmeti Noun, Public Administration
kamu hizmetleri Noun, Public Administration
kamusal hizmetler Noun
ana kanalizasyon
konuşmacı
topluluk huzurunda konuşma
kamusal alan Noun, Politics-Intl. Relations
yurtseverlik
vatanseverlik
hamiyetli
şehir alanı
kamu açıklaması
(US) gümrük antreposu Noun
umumi telefon
devlet ihalesi
(US) kamu taşımacılığı
toplu taşıma
açık duruşma
aleni mahkeme
kamu işletmesi
kamu girişimleri Noun
kamu amacı için kullanım
kamulaştırma hukukunda geniş anlamda kamu yararı
kamu hizmetleri Noun
kamu hizmeti gören kuruluş
aleni duruşma sonunda verilen karar
kamu ihtiyacı
kamu yolu
kamu refahı
bayındırlık işleri Noun
amme işletmeleri Noun
nafıa
ceza gerektiren fiil