1. genel, umumî, halka/umuma ait, kamu+.
    public affairs/services: kamu işleri/hizmetleri.
    The
    pollution is a hazard to public health.
    The project has attracted significant public support: Proje halktan geniş ölçüde destek gördü.
  2. halka/umuma mahsus, halka açık.
    public parks: halka mahsus park.
    public library: halk kütüphanesi.
  3. kamu malı.
  4. halk+, halkın katıldığı.
    a public demonstration.
  5. kamu görevlisi, halka hizmet eden.
    a public official.
  6. açık, alenî, herkesçe bilinen/duyulan.
    a public scandal.
  7. ünlü, tanınmış, herkesin tanıdığı, meşhur.
  8. halka hitap eden.
    a public speaker.
  9. kamu yararına.
  10. evrensel.
  11. halk, ahali, toplum, umum.
    The gardens are open to the public.
  12. (belirli) kimseler, (belirli bir) grup/topluluk, kütle.
    The reading public: okuyan kütle.
    the
    book-buying public: kitap alan kimseler.
  13. seyirciler.
    The popular actor has a large public .
kamu düzeni İsim, Hukuk
kamu sektörü İsim, Ekonomi
devlet hastanesi İsim, Halk Sağlığı
kamu kurumu İsim, Kamu Yönetimi
kamusal alan İsim, Siyaset-Ulusl. İlişkiler
kamu hizmetleri İsim, Kamu Yönetimi
kamu görevlisi İsim, Kamu Yönetimi
amme hizmeti İsim, Kamu Yönetimi