goal

  1. Noun amaç, hedef, gaye, ülkü, maksat, murat.
    His goal was to be a great doctor.
  2. Noun, Sports (a) gol, kazanılan sayı, (b) gol atma.
    score a goal: gol atmak.
    Our team won, 4 goals to 1.
    (c) kale, (d) yarış vb.'nin bitiş noktası.
saptırılmak Verb
kişinin hayattaki amacı
muradına ermek Verb
amacına erişmek Verb
amaçsızlık
kariyer hedefi Noun, Employment
gol yemek Verb, Football
sözleşme amacı
delivery Pennsylvania eyaletinde ceza davalarına bakan mahkeme
uzak amaç
ekonomik politika hedefi
ekonomik politik hedef
üretim hedefine ulaşamamak Verb
(futbol) 3 puanlık gol. Noun
(basketbol) 2 puanlık gol Noun
altın gol Noun, Sports
yatırım hedefi
birini hapse atmak Verb
personelin en iyi kullanım şekli
pazarlama hedefi
bir hedefe ulaşmak Verb
bir amacı gerçekleştirmek Verb
bir amaca ulaşmak Verb
meslek hedefi
toplam hedef
kendi kalesine gol Noun, Football
politik amaç
üretim hedefi
mesleki hedef
bir amaca ulaşmaya çalışmak Verb
bir hedefe ulaşmaya çalışmak Verb
bir amaç uğrunda çalışmak Verb
gerçekçi hedef Noun
hapiste çürümek Verb
gol atmak Verb, Football
kendi ne zarar verecek bir hata yapmak Verb
kendine zarar verecek bir hata yapmak Verb
amaç belirlemek Verb
hedef belirlemek Verb
gümüş gol Noun, Sports
amaç edinmek Verb
hapisten kaçma
hedefe yaklaşmak ıyoruz
kale sahası Noun, Football
kale alanı Noun, Sports
averaj Noun, Sports
amacın yer değiştirmesi
gol hakemi
kaleci Noun, Football
kale vuruşu Noun, Football
kale atışı Noun, Football
gol kralı Noun, Sports
gol çizgisi.
kale direği.
skorer oyuncu Noun, Football
golcü oyuncu Noun, Football
averajla Adverb, Sports