complex

  1. Adjective, Biology karmaşık (Kaynak: Evrim Çalışkanları)
  2. karışık.
    a complex highway system.
  3. çapraşık.
    a complex machine.
  4. muğlâk, anlaşılması güç.
    a complex problem.
  5. Grammar (a) bileşik, mürekkep (sözcük), iki parçadan oluşan sözcük:
    childish gibi, (b) (bkz: complex sentence ).
  6. Mathematics karmaşık, bileşik.
    complex fraction = compound fraction: bileşik kesir.
    complex conjugate:
    karmaşık eşlenik.
    complex function: karmaşık işlev.
    complex linear space: karmaşık doğrusal uzay.
    complex manifold: karmaşık katmanlı uzay.
    complex measure: karmaşık ölçüm.
    complex number: karmaşık sayı.
    complex plane: karmaşık düzlem.
    complex variable: karmaşık değişken.
    complex vector space: karmaşık doğrusal uzay.
  7. karışık/anlaşılması güç/muğlâk şey, ağ, şebeke.
  8. Psychology karmaşa: sayrılıklı davranışları ortaya çıkaran, baskıya alınmış, coşkusal yanı ağır basan düşünce dizgesi.

    inferiority complex: aşağılık karmaşası.
    superiority complex: üstünlük karmaşası.
  9. takınak, fikri sabit.
  10. Theatre tam dekor.
  11. Architecture külliye, birbirine bağlı binalar.
    building complex: site.
  12. karıştırmak, muğlâklaştırmak, karmakarışık yapmak.
  13. Chemistry kıskaçlamak.
aktif kompleks Noun, Physics
hadımlık karmaşası: erkeklerde bilinçsiz olarak gelişen cinsel örgenini yitirme korkusu.
kastrasyon karmaşası Noun, Psychoanalysis
iğdiş edilme karmaşası Noun, Psychoanalysis
iğdiş edilme kompleksi Noun, Psychoanalysis
kastrasyon kompleksi Noun, Psychoanalysis
bir politikacının arkasında büyük yapılar bırakma isteği
Elektra karmaşası: bir kızın babasına karşı duyduğu cinsel arzu. Noun
eğlence merkezi Noun, Entertainment
baba kompleksi
suçluluk duygusu
sanayi tesisleri Noun
endüstri kompleksi
çocukluk karmaşası.
(a) aşağılık karmaşası, (b) kendine güvensizlik.
boş zaman geçirme tesisleri Noun
büyük doku uygunluk kompleksi. (mhc) Noun, Medicine-Health
üretim kompleksi
başka bir ülke sakinlerinin yaşama ya da düşünüş biçimlerini isteyerek ya da istemeyerek değiştirme girişiminde
bulunma eğilimindeki turistler ve iş a
Ödip karmaşası: çocukların ayrı cinsten olan ebeveynine karşı cinsel eğilimi ve kendi cinsinden olan
ebeveyni ile yarışması. Electra complex
Noun
Oidipus kompleksi Noun, Psychoanalysis
iş merkezi Noun, Management
ırk kompleksi
üstünlük karmaşası.
kompleksinden kurtulmak Verb
karmaşık düzenleme Noun, Competition Law
karmaşık hesap
karmaşık sayı Information Technology
bileşik/girişik tümce: bir ya da daha fazla yan tümcesi olan tümce. Örnek:
When the bell rings
(yan tümce)
walk out (ana tümce).
Noun
karmaşık hükümet sistemi