leather

  1. kösele, (tabaklanmış) deri, meşin.
    fair leather: tabiî renkli kösele.
    morocco leather:
    sahtiyan.
    patent leather: rugan.
    Russia leather: telâtin.
    leather - dresser: deri işçisi.
    leather jacket: tipula kurtçuğu/larvası.
    leather prunella: değersiz şey, önemsiz mesele.
    Nothing like leather! Tavsiyelerine diyecek yok! (Kendi çıkarını düşünerek bir tavsiyede bulunan kimseye söylenir).
  2. deri(den yapılmış) eşya.
    leather goods: deri eşya.
  3. deri+, kösele+.
    leather processing: deri işleme.
    leather upholstering: deri kaplama.
  4. kösele/deri ile kaplamak.
  5. kamçı/kayış ile dövmek, dayak atmak.
    leathering: dayak atma, kamçılama.
Tekstil, giysi, kürk, ayakkabı ve deri eşyaların satışı ile ilgili aracılar (NACE kodu: 46.16) Noun, Trades-Professions
Deri ve ilgili ürünlerin imalatı (NACE kodu: 15) Noun, Trades-Professions
Deri giyim eşyası imalatı (NACE kodu: 14.11) Noun, Trades-Professions
Tekstil, giyim eşyası ve deri üretiminde kullanılan makinelerin imalatı (NACE kodu: 28.94) Noun, Trades-Professions
Ayakkabı ve deri eşyaların onarımı (NACE kodu: 95.23) Noun, Trades-Professions
Belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda ayakkabı ve deri eşyaların perakende ticareti (NACE kodu: 47.72) Noun, Trades-Professions
Derinin tabaklanması ve işlenmesi; kürkün işlenmesi ve boyanması (NACE kodu: 15.11) Noun, Trades-Professions
Derinin tabaklanması ve işlenmesi; bavul, el çantası, saraçlık ve koşum takımı imalatı; kürkün işlenmesi
ve boyanması (NACE kodu: 15.1)
Noun, Trades-Professions
Ham deri, post ve deri toptan ticareti (NACE kodu: 46.24) Noun, Trades-Professions
suni deri Noun, Textile Industry
yapay deri Noun, Textile Industry
kıl tarafı işlenmiş deri
half binding
çok hızlı/süratli, yıldırım gibi, dört nala, dolu dizgin.
I was half an hour late for work, and I
cycled hell for leather down the hill.
imitasyon deri
deri taklidi
deri taklidi
maroken
sahtiyan
hafif asbest.
deri taklidi
güderi, içi kadife gibi yumuşak dana vb. derisi. Noun
rugan, parlak deri.
black patent (leather) shoes: siyah rugan ayakkabı.
rugan Noun, Textile Industry
pebble ile ayni anlama gelir. pürtüklü deri.
elinden geldiği kadar çabuk gitmek Verb
roan ile ayni anlama gelir. meşin, marokene benzer koyun derisi, bu deriden yapılmış kitap cildi.
bir tür asbest Noun
rock cork
manşon
eyer derisi, eyer yapmakta kullanılan deri/kösele. Noun
kunduralık kösele.
üzengi kayışı
kösele
sırım köselesi.
whang ile ayni anlama gelir. sırım/kayış yapılan deri, sırım köselesi.
güderi
beyaz deri, şaplı kösele. Noun
deri eşya
tulum
deri ceket giyen homoseksüellerin devam ettikleri bar. Noun
deri kaplı
(US) deri kaplı
tulum, kırba, tuluk. Noun
deri eldiven
deri taklidi
deri sanayi
deri sanayii
deri ceket
kayış
deri çanta
dericilik
(araba) deri kaplama
baştan başa deri cilt
taklit deriden cilt
rugan ayakkabı
üzengi kayışı.