money

  1. mangır (argo)
  2. mangiz (argo)
  3. Noun para, nakit, akçe.
    come into money: paraya konmak, para sahibi/zengin olmak.
    It will bring
    in big money: Bu işte çok para var.
  4. Noun para yerine geçen şey.
  5. Noun çek, senet, esham vb. gibi kıymetli evrak.
  6. Noun
    money of account ile ayni anlama gelir. saymanlık parası, piyasada mevcut olmayıp sırf hesap tutmada
    kullanılan para birimi (ABD'de
    mill, İngilterede
    guinea gibi).
  7. Noun servet, zenginlik, mülk, vb.'nin para ile ölçülen değeri.
    Her family has money: Ailesi zengindir.

    She has a lot of money.
  8. Noun malî kazanç/kâr.
karapara aklama ile mücadele Noun, Banking
parasını dilediği gibi harcamak Verb
parasını cömertçe harcamak Verb
parasından olmak Verb
düğüm üstüne düğüm atmak Verb
parasını sakınmadan harcamak Verb
parasını esirgemek Verb
parasını akıllıca değerlendirmek Verb
parasını akıllıca yatırmak Verb
parasını talep etmek Verb
parasını israf etmek Verb
elektronik para, siber-para Noun, Banking
parası dolandırılmış
parasını işletmek Verb
(US) spekülasyonlarla parasını kaybetmek Verb
parasını har vurup harman savurmak Verb
parasını saçıp savurmak Verb
parasını pencereden savurmak Verb
-e göre, -nin fikrince, -e kalırsa.
for my money: bence.
For my money, there's nothing to be
gained by waiting.
Not for every man's money: Herkesin harcı değildir.
He's the man for my money: Aradığım adam budur.
parasını har vurup harman savurmak Verb
parası karşılığı az bir kâr sağlamak Verb
parasının karşılığını almak Verb
parasını geri almak Verb
parasının karşılığını almak Verb
ödediği paranın karşılığını almak Verb
parasının karşılığını almak Verb
ödediği paranın karşılığını almak Verb
parası sadece ufak bir kâr getirmek Verb
parası sadece ufak bir kâr getirmek Verb
parasından kurtulmak Verb
parasından olmak Verb
ne ödediyse karşılığını almak Verb
bütün parasını bağışlamak Verb
bütün parasını harcamak Verb
(a) şiddetli rekabetle karşılaşmak, (b) zahmetine değmek, büsbütün semeresiz olmamak.
kendi parası olmak Verb
parasını yüzde yedi faiz üzerinden yatırmış olmak Verb
(Br) parasını devlet tahvillerine yatırmış olmak Verb
cebi para ile dolu olmak Verb
parasını tutumlu kullanmak Verb
parasını bir teşebbüse yatırmak Verb
bir teşebbüse para yatırmak Verb
parasını bir girişime yatırmak Verb
parasını emlaka yatırmak Verb
parasını emlake yatırmak Verb
parasını güvenli hisse senetlerine yatırmak Verb
parasını güvenli hisse senet dilerine yatırmak Verb
parasını menkul kıymetlere yatırmak Verb
parasını menkul değerlere yatırmak Verb
parasını tahvillere yatırmak Verb
parasını hisse senetlerine yatırmak Verb
parasını iyi bir şeye yatırmak Verb
parasını cömertçe harcamak Verb
yaşlılığı için bir kenara para koymak Verb
parasını dikkatle harcamak Verb
parasını kârlı olarak yatırmak Verb
parasını kazançlı işe yatırmak Verb
bütün parasını hayır işlerine bırakmak Verb
parasını birine bırakmak Verb
parasını işletmemek Verb
parasını işletmemek Verb
parasını işletmeden tutmak Verb
parasını idare etmek Verb
parasını kötü yere yatırmak Verb
parasını kötü kullanmak Verb
parasını yetiştirmek Verb
ev geçindirme parasından tırtıklamak Verb
parasını daha iyi idare etmek Verb
parasını yanlış yere yatırmak Verb
bütün parasını harcamak Verb
parasından ayrılmak Verb
parasını har vurup harman savurmak Verb
topal atla yarışa çıkmak.
parasını faize yatırmak Verb
düşüncelerini eyleme döndürmek Verb
parasını işletmek Verb
parasını geri almak Verb
parasını har vurup harman savurmak Verb
çocuğundan para esirgemek Verb
para kazanmaktan başka bir şey düşünmemek Verb
parasını ortaya koymak Verb
parasını istemeye istemeye vermek Verb
parasından olmuş
parayı cebine tıkmak Verb
cebine para tıkmak Verb
bütün parasını işletmeye yatırmak Verb
bütün parasını harcamak Verb
parasını boşa harcamak Verb
parasını kitaplara harcamak Verb
parasını saçmak Verb
cep harçlığı eksilmek Verb
parasını dikkatle sarfetmek Verb
parasını dikkatle sarf etmek Verb
(US) parasını saymak Verb
para saçmak Verb
parasını saçmak Verb
parasını araziye bağlamak Verb
parasını saymak Verb
parasını israf etmek Verb
arsasını paraya çevirmek Verb
parasının karşılığını istemek Verb
parasını vasiyetle bir hastaneye bırakmak Verb
tedavüldeki para
para avans vermek Verb
bir şirketin yeni ihraç ettiği ya da satışa sunduğu hisselere talip olan bir kimsenin başvuruda bulunurken ödemesi gereken para
kefalet yerine yatırılan para
ölü sermaye
kalp para
(Br) sahte para
sahte para
pey akçesi
para göndermek Verb
geçici teminat
yolculuk ücreti
emanet para
ortak para
sahte para
cari para (yasal olarak geçerli , kullanılan para
yevmiye
günü gününe ödenen ücret
yatırılan para
dispeç parası
elektronik para
parasını yatırmak Verb
muvakkat para
bir ya da daha çok suçlunun kanuni ödemelerde kullandıkları para rezervi
(US) bir ya da daha çok sayıdaki suçlunun yasal ödemelerde bulunmak üzere kullandıkları para rezervi
geçici olarak duran ve plasman arayan paralar
taze para
külçe halinde para
yüksek faizle alınan para
ev idaresi parası
nakit ya da faiz getirmeyen para
kanuni para
ucuz para
madeni para
parasını akışkan yapmak Verb
para benzeri
ticari senetler
standart olmayan para
paranın üstü
opsiyon parası
para borcu olmak Verb
para tedarik etmek Verb
peştamaliye
para yerine kullanılabilen poliçe
(US) kıymetten düşmüş para
kâğıt para
vazgeçme parası
şahısların ve küçük şirketlerin mevduatları Noun, Banking
para harcamak Verb
para basmak Verb
(askerlik) izinsiz namevcudiyet için para cezası
geçim yardımı
emeklilik parası
para transfer etmek Verb
toptan para
toptan para (bankalar , büyük firmalar ya da mali kuruluşlardan alınan yüksek miktardaki krediler
para çekmek Verb
para işleri Noun
banker
para torbaları Noun
(Br) parlamentoda paranın tasdiki klozu
para borcu
finansman boşluğu
para avcısı
para biriktirme meraklısı
para istifçisi
para rezervi
para aldanması
para akışı
para faizi
para borç veren kişi
para kazanma
paranın gücü
para rezervi
(US) dünyanın her yerindeki piyasalarda yatırım yapan ve bu süreç içinde sıcak para yaratan bir kişi
için kullanılan konuşma dili terimi
para standardı
para yerine geçen şey
para darlığı
havale Noun, Banking
para cirosu Noun
para ile ödenen ücret
nominal ücret
para aklamak